yds etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yds etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mart 2019 Cumartesi

Genel İngilizce ve Tıbbi İngilizce

Ülkemizde İngilizce kanayan bir yaradır. Ülkemizde olduğu kadar tıp öğrencileri ve tıp doktorları arasında da İngilizce kanayan bir yaradır.

Aslında konu başlığı belki de yabancı dil olmalı ama artık yabancı dil eşittir İngilizce halini almıştır.

Bu yazıda bir tıp doktoru için İngilizce'nin gerekliliğine ve nasıl öğrenilmesi gerektiğine değinelim.

Bir Tıp Doktoru İçin İngilizce Gerekli Midir?

Atalarımız "bir dil bir insan, iki dil iki insan" demektedirler. Aslında yabancı dil bilgisini, görgüsünü ve kültürünü artırmak isteyen herkes için gerekliliktir. Yabancı dil, özellikle İngilizce ise bir tıp doktoru için olmazsa olmaz bir gerekliliktir. Çünkü tıbbi literatür çok hızlı değişmektedir. Tıbbi literatürün çoğu dilimize çevrilmemekte ya da çevrilenler ise Türkçe'ye çevrilene kadar yıllar geçmektedir. Dolayısıyla tıbbi gelişmeleri kaynağından ve hızlı bir şekilde öğrenmek adına İngilizce bilmek bir tıp doktoru için gerekliliktir.

Yabancı Dilde Tıp Eğitimi Olmalı Mı?

Yabancı dilde tıp eğitimi günümüzde oldukça popüler hale gelmiştir. Zamanında bir profesörün dediğini ben de kendime şiar edindim: "Bir tıp doktoru muhakkak İngilizce bilmeli ama tıp eğitimi Türkçe olmalıdır". Evet İngilizce bilmek ve İngilizce Tıp okumak farklı şeylerdir. Kişi bir bilimi en iyi kendi dilinde öğrenir. Bundan dolayı tıbbiye Türkçe olmalıdır. Diğer yandan öğrenciler iyi bir Genel İngilizce ve Tıbbi İngilizce eğitimi ile desteklenmelidir.

Tarihsel geçmişimize baktığımızda ülkemizin ilk ve o zamanlar tek tıp fakültesi, bugünkü İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi'nin kökeni olan Tıbbiye-i Şahane 1900'lü yılların başlarına kadar o zamanın popüler yabancı dili olan Fransızca eğitim yapmıştır. Öğrencilerin çok zorlanması ve öğrenmede kısıtlılıklar nedeniyle 1900'lü yılların başlarında eğitim dili Türkçe'de dönmüştür. Atatürk devrinde ise Nazi Almanya'sından kaçan Yahudi bilim adamları İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne geldiklerinde önlerine konulan şartlar Türkçe öğrenmeleri, eğitimi Türkçe olarak vermeleri ve Türkçe bir ders kitabı yazmaları idi. Tarihsel arka planımız ortadadır.

İngilizce bir tıp fakültesinden mezun olan kişinin yabancı dil sorunu olmayacağı açıktır. Lakin iyi bir doktor olmak noktasında eğitimini alabildiği noktasında şüpheler doğmaktadır.

Genel İngilizce Tıbbi İngilizce Farkı

Bir dilin tamamına genel diyebiliriz Tıbba özel tarafını ise Tıbbi İngilizce olarak tanımlayabiliriz. Genel İngilizce içerisinde ana olarak bildiğimiz dört beceri, yani Okuma, Dinleme, Yazma ve Konuşma vardır. Tıbbi İngilizce ise sadece tıbbi terimler üzerinden okuma üzerine olan bir bilimdir. Tıbbi İngilizce eğitimi olarak tıbbi olarak dört beceriyi de öğreneceğini sananlar yanılırlar. İngilizce'yi bir piramit olarak düşünürsek tabanı genel İngilizce oluşturmaktadır. Tıbbi İngilizce ise piramidin üst kısmında olan özel bir kısımdır. Bir kişi Genel İngilizce öğrenmeden öğrendiği Tıbbi İngilizce yarım kalmaktadır. Öncelikle Genel İngilizce öğrenmek sonrasında ise Tıbbi İngilizce öğrenmek en doğrusudur.

Tıbbi İngilizce kişinin tıbbi olarak konuşmasını, dinleme ve yazma becerilerini kazanmasını sağlamaz. Ancak Genel İngilizce üzerine olan Tıbbi İngilizce eğitimi bunu sağlayabilir. O zaman Tıbbi İngilizce eğitimi neye yarar?
  • Genel İngilizce bilmeyenler için en azından tıbbi makale ve kitapları okuyacak kadar bir İngilizce bilmeye yarayabilir.
  • Eskiden yapılan TUS İngilizce sınavı gibi YÖKDİL Sağlık Bilimleri Sınavı gibi İngilizce sınavlarını geçmeye yarayabilir.
Bunun haricinde çok da bir şeye yaramaz.

Genel İngilizce'yi Nasıl Öğrenirim?

İngilizce bilgisi otoriteler tarafından genel olarak 6 seviyede incelenmektedir:
  1. Beginner - A1
  2. Elementary - A2
  3. Pre-Intermediate - B1
  4. Intermediate - B2
  5. Upper-Intermediate - C1
  6. Advance - C2


Kendi görüşüm (tabi ki istisnalar vardır): Bir kişi İngilizce'yi Intermediate seviyesine kadar kendi ülkesinde öğrenebilir. Daha ileri seviye için yurtdışında yaşamak ya da kursa gitmek gerekir.

Pre-Intermediate ve Intermediate seviyesine kadar beğendiğiniz bir kursa gidin. Bolca yabancı dilde makale okuyun, dinleme yapın. Daha sonrasında ise paranız veya imkanınız varsa bir yaz tatilinde yurtdışına gidin. Gitmişken dil kursuna gidin ya da bir üniversitede öğretim üyesinin yanında staj yapın. Yurtdışına gidemiyorsanız ülkemizde konuşma kulüplerine kaydolun, bolca pratik yapın.

Nasıl Tıbbi İngilizce Öğrenirim?

Tıbbi İngilizce öğrenmek için kursa gitmeye bile gerek yoktur. Yabancı dilde tıbbi kitap ve makaleleri okudukça Tıbbi İngilizce'niz gelişir. Bu noktada ne kadar Genel İngilizce tabanınız varsa o kadar kolay Tıbbi İngilizce öğrenirsiniz. 

İngilizce Öğrenmenin Göstergesi Nedir?

Yurtdışında birçok yer için TOEFL sınavından 80 ve üstü, IELTS sınavından ise 6,5 ve üstü not almak İngilizce açısından kabul edilen azami göstergelerdir. Bu sınavlardan bu notları almışsanız İngilizce biliyorsunuz demektir. Diğer yandan ülkemizde alacağınız YDS ya da YÖKDİL puanları gerçek İngilizce bilgisinin göstergesi değildir. 

Sınav Puanları ve İngilizce Seviye Karşılıkları


İkinci Dil, Osmanlıca ve Latince Bilgisi

Tıp öğrencileri tek bir yabancı dille yetinmemeli, ayrıca ikinci bir dile bile yönelebilirler. Bu noktada kişisel tercihiniz önem kazanmaktadır. Dünya üzerinden İngilizce'den sonra en çok konuşulan dil olan İspanyolca, tercihinize göre Almanca, Fransızca, İtalyanca hatta yenilikçi bir düşünce ile Rusça veya Çince bile tercih edilebilir. Öğrendiğiniz her dil size medikal ve paramedikal bir değer katacaktır. 

Diğer yandan dil olmasalar da önemli birer beceri olan Osmanlıca ve Latince konusu var. Eski tıbbi metinleri incelemek amacıyla Osmanlıca öğrenilebilir. Bugün Tıp Tarihi ve Etik doktorası yapmak isteyenler için Osmanlıca zorunlu bir derstir. Ayrıca tıbbın kodu olan Latince de önemlidir. İlgisi olan Latince konusunda kendilerini geliştirebilirler.

Sonuç

Her tıp doktorunun mümkünse İngilizce bilmesi, değilse tıbbi makale ve kitapları okuyacak kadar İngilizce bilmesi gerektiğini düşünüyorum. Diğer yandan yabancı dilde tıp eğitimine karşıyım.

Tıbbi İngilizce kursları ile yapılabilecekler oldukça sınırlıdır, yukarıda belirtilmiştir. Tıbbi İngilizce kursları ile İngilizce konuşup, hasta muayene edip, dinlediğinizi anlayabileceğinizi söyleyen kurslara inanmayın, para tuzağıdır. Genel İngilizce öğrenin, Tıbbi İngilizce'nizi yabancı dilde makale ve kitap okuyarak bile geliştirebilirsiniz. Kursa gitmenize bile gerek yok.

Mümkünse tek bir dille kalmayın, ikinci bir öğrenin. Osmanlıca ve Latince ile bilgi ve görgünüzü artırın.

Başarılar dilerim.

5 Şubat 2017 Pazar

YÖKDİL / Akademik İhtiyaçlar İçin Yeni Çözüm


Değerli dostlar. Uzun bir aradan sonra tekrar merhabalar.

Yakın zamanda devreye giren yeni bir dil sınavı olan YÖKDİL sınavı başvuru alımlarına başladı. ÜDS sınavı kaldırıldığından itibaren akademik başvurulara yönelik bir dil sınavı ihtiyacı bulunmaktaydı. YÖKDİL sınavı da bu ihtiyacı kapatacağa benziyor.

Bildiğiniz üzere 2012 yılına kadar kamu sektörüne yönelik olarak KPDS, akademiye yönelik olarak ÜDS sınavı bulunmaktaydı. 2012 yılında bu sınavların ikisi de YDS başlığı altında toplanmıştı. ÜDS sınavı fen bilimleri, sağlık bilimleri ve sosyal bilimler başlıkları altında 3 farklı türde yapıldığı için akademik başvurularda tercih edilen bir yoldu. YDS sınavının gelmesiyle herkesin her alandan gelen soruları çözmek zorunda bırakılması adayları isyan ettirmişti. Örneğin, sağlık alanı dışındakiler sağlık alanının çok ileri konuları olan antibiyotik, alerji gibi alanlardan sorulara maruz bırakılmaktaydı. İşte YÖKDİL sınavı rahmetli ÜDS gibi fen, sağlık ve sosyal bilimler alanlarında ayrı kitapçıklarla sınav yapacak.

Sınav yapmaktan bıkmış gibi görünen ÖSYM bu yeni çıkan YÖKDİL sınavını Anadolu ve Ankara Üniversitelerine taşere etmiş durumda. Sınavın hazırlanması TÖMER ve dil öğretimiyle meşhur Ankara Üniversitesi'ne, sınavın yapılması ise Açıköğretim sistemi ve ağıyla meşhur Anadolu Üniversitesi'ne yüklenmiş durumda. Ankara Üniversitesi zaten TIPDİL sınavı sayesinde konuya dair tecrübeye sahip. Anadolu Üniversitesi ise AÖF sistemi sayesinde zorlanmadan bu işin altından kalkacaktır. Yani kalifiye üniversitelere bu işi vermek akıllıca olmuş. YÖK ve ÖSYM'den daha iyi bu işi kıvıracakları kesin.

Gelelim sınava. Sınav akademik dil yeterliliği ihtiyacı olan, yani lisansüstü programlara ya da doçent profesör gibi akademik kadrolara başvuranlar için açılmış durumda. YDS gibi dil tazminatı dağıtılmadığı için kasıntı olmayacağını tahmin ediyorum. İlk sınav 5 Mart 2017 Pazar günü saat 09:30'da tek oturum halinde yapılacak. Sınav 80 sorudan oluşacak ve süre 180 dakika yani 3 saat olacak. Sınav için gerekli olan kalem ve silgi Anadolu Üniversitesi'nin açıköğretim sisteminden aşina olduğumuz üzere adaylar tarafından getirilecek.

Sınav için son başvuru tarihi 7 Şubat 2017. Eğer akademik başvurular için dil ihtiyacınız varsa durmayın hemen başvurun. Başvuru ücreti ise 75 tl. Sınava giriş belgeleri 27 Şubat'ta yayınlacak. Sınav ülke genelinde 30 ilde gerçekleştirilecek.

Sınav başvuruları için önce YÖK tarafından kurulan YÖKDİL sayfasına girmeniz gerekiyor: http://yokdil.yok.gov.tr

Daha sonrasında "Sisteme Giriş Yapın" dediğiniz zaman Anadolu Üniversitesi tarafından kurulan sisteme aktarılıyorsunuz: https://sinavbasvuru.anadolu.edu.tr/ogrenci

Sonrası ise kolay. Halledilir.

YÖK sınavın yılda 2 defa gerçekleştirileceğini ve ilerde şu an için sadece İngilizce alanında olan sınavın Almanca, Fransızca ve Arapça dillerine de genişletileceğini belirtmiş. Sınavın geçerlilik sınırı bulunmamakta. Ayrıca sınav TUS sınavında yerleştirilmek için de kullanılabilecek. Tabi TUS için geçerlilik süresi 5 yıl olacak muhtemelen.

Akademik alanda dil ihtiyacı olanların muhakkak girmelerini tavsiye ediyorum. 2012 yılından bu yana ÜDS'nin kalkması ve YDS'nin çok zor olması nedeniyle akademik alanda ilerleyenler tarafından  büyük itirazlar geliyordu. Bu alanı kapatmak üzere YÖK bu sınavı hayata geçirdi. Bu açıdan sınav fırsat olabilir.

Herkese sınavlarında başarılar dilerim.

Daha ayrıntılı inceleme için:
http://yokdil.yok.gov.tr/yokdil_sinavi_bilgi_notu_20170202.pdf

24 Şubat 2016 Çarşamba

e-YDS

Ülkemizde yerli dil sınavı sorunu uzun yıllardan beri devam etmektedir. TOEFL, IELTS gibi uluslararası yapılan ve dil seviyesini profesyonel olarak ölçen sınavların çok uzağındayız.

Son yıllarda ülkemizde sisteme giren yerli bir dil sınavı türü e-YDS oldu. 2014 yılında ilki düzenlenen sınav bu yıl 3. senesine girdi. e-YDS sınavının ilk söylentilerinin çıkmaya başladığı 2012 yılında sınavın TOELF ve IELTS benzeri olacağı; okumanın yanı sıra dinleme ve yazma gibi becerileri de içereceği konuşuluyordu. Ne yazık ki, daha sonrasında bildiğimiz kağıt üzerindeki YDS sınavının elektronik olarak yapılan versiyonu olduğu ortaya çıktı. Bu durum herkeste bir hayal kırıklığına yol açtı. Sınav hakikaten kağıt üzerinde ve yılda 2 defa yapılan YDS sınavının elektronik hali. Toplamda 80 sorudan oluşmakta ve 2,5 saat süre verilmekte (YDS ile aynı).

e-YDS sınavları Ankara başta olmak üzere İstanbul ve İzmir'deki ÖSYM'nin e-sınav uygulama merkezlerinde yapılmaktadır. Sadece bu merkezlerde yapılabildiği için sınava girebilecek toplam kontenjan da kısıtlı olmaktadır. Bir sınavda en fazla 300 - 500 kişi civarında kişi sınava girebilmektedir. Bu açıdan ön plana çıkan sorun isteyen herkesin bu sınava başvuramamasıdır.

E-sınav merkezlerindeki sınav salonlarında bilgisayarlar adayların birbirlerini göremeyeceği şekilde ayarlanmış. Şahsen sınava girmedim ama giren adaylar genel olarak sınav işleyişinin rahat olduğunu belirtiyor.

ÖSYM e-sınav merkerzi. e-YDS de burada yapılıyor.

Sınavın zorluğu veya kolaylığı hakkında birçok söylenti var. Kimisi YDS'de aldığı puandan çok daha düşük puan aldığını savunmuş, kimisi ise çok daha yüksek. Son zamanlarda e-YDS sınavına girmiş kişiler arasında YDS puanlarını 20-30 puan arttırdığını söyleyenler de var. İnternette dolanan diğer bir söylenti ise, YDS'yi veremeyen torpilliler için özellikle oluşturulmuş bir sınav türü olduğu yönünde. Elektronik ortamda olduğu için çok daha manipule edilebildiği yönünde görüşler var. Benim görüşüm ise YDS'yi veremeyenlerin en azından denemesi gereken bir sınav olduğu yönünde. Denenebilir.

Sınav bilgisayar üzerinden olduğu için sınava girmeden önce sınavla alakalı olarak tecrübe edinilmesinde fayda var. ÖSYM bu açıdan adayların sınava girmeden önce e-sınav konseptine aşina olması adına Deneme e-Sınavı uygulaması başlatmış. Sınava girmeden önce muhakkak kendinizi deneyin. Deneme sınavı da yine 80 sorudan oluşmakta ve 2,5 saat sürmekte. Tabi istediğiniz zaman sınavı sona erdirebilmektesiniz. Sınav sonunda sistem size cevap anahtarını ve çözdüğünüz yere kadar olan doğru ve yanlışlarınızı vermekte. Buradan da toplam puanınıza ulaşabilirsiniz.

Deneme e-Sınavı sayfasına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
http://esinav.osym.gov.tr/deneme

e-YDS sınav uygulaması şimdilik çok başlarda olan bir elektronik sınav uygulaması olsa da gelecekte umarız ki, TOEFL ve IELTS düzeyinde bir kaliteye ve sadece dil sınavlarında değil diğer birçok alana ulaşacak yolun başlangıcı olur. Ülkemizde dil öğretimi ve dil düzeyi ölçümü sorunun giderilmesinde umarım ki vatandaşlarımıza yardımcı olur.

Herkese başarılar dilerim.

19 Ocak 2012 Perşembe

Vatandaşlarımız İçin Dil Puanı Seçenekleri


Akademik başvurularınızda, yurt dışı hedeflerinizde, bazı devlet kurumlarına girerken, tıpta veya dişte
uzmanlık yapma düşüncenizde hep karşınıza dil puanı engeli çıkmaktadır. Malesef ki, bu bir Türkiye gerçeğidir. Diğer birçok şey gibi doğru düzgün verilmeyip en yüksek seviyede istenen şeylerden biridir ülkemizde dil. Oysa ki yabancı menşeli okullar haricinde ülkemizde dil eğitimi berbat düzeydedir.

E o zaman bu problemi nasıl aşacağız? Önümüzde güzide kurumumuz(!) ÖSYM'nin yılda 2 defa lütfederek yaptığı çok kaliteli(!) bir sınav olan YDS (yabancı dil sınavı) ve uluslararası yapılan TOEFL, IELTS gibi sınavlar var. Tabi yabancı dilinizin ingilizce olduğunu varsayıyorum. Yani ülke çapında 40-50 kişinin girdiği Macarca sınavına burada yer veremeyeceğim ve doğal olarak İngilizce'den bahsedeceğim.

Bugün bazı vatandaşlarımız zorunluluk, bazıları ise gereklilik düzeyinde İngilizce puanına ihtiyaç duymaktadırlar. İsterseniz bunlara örnekler vereyim.

- Tıpta ve Dişte uzmanlık yapmak için tüm tıp ve diş hekimliği fakültesi mezunları YDS ya da eşdeğeri olan bir sınavdan 50 almak zorundadırlar. Dahası, aştıkları anda aldıkları YDS notunun 5 sene geçerliliği vardır. Türkiye'de başka hiçbir yerde akademik olarak YDS geçerlilik süresi bulunmadığı, 20 sene önce alınan puanla bile profesör olunduğu halde tıpçılara ve dişçilere 5 sene geçerlilik verilmektedir (zaten 5 senede insan ya kazanır ya kazanmaz ya neyse).

- ÖYP (öğretim üyesi yetiştirme programı) ile asistan olmuş kişiler 1 sene içerisinde 50 puanı, totalde 2 sene içerisinde 65 puanı aşmak durumundadırlar. Yani doçentlikte istenen not, bu arkadaşlarımızdan daha asistanlıklarının ilk yıllarında istenmektedir. Bugünkü birçok doçent ve profesörün girip de alamayacağı notları alıp, 65'i geçemediği için asistanlıktan ilişiği kesilen birçok arkadaşımız vardır. Gülünecek şeyleri uzaklarda aramamak lazım.

- Yardımcı doçentlik, doçentlik ve profesörlük alımlarında da tabanı devletin belirlediği, üniversitelerin daha yükseğini isteyebildikleri dil zorunlulukları bulunmaktadır.

- Bazı devlet kurumları, özellikle A sınıfı kadroların alımlarında dil puanı gereklilikleri olmaktadır.

- Yurt dışında bir üniversiteden lisansüstü kabul almak için TOEFL ve IELTS gibi sınavlardan hatrı sayılır bir not almak lazımdır. Sakın YDS sonucunuzla gitmeyin, gülmekten ağlayacak hale getirmeyin adamları.

Diğer yandan bankalarda, askeriyede ve diğer devlet kurumlarında yurt dışına gönderilecek personel seçilmesinde yabancı dil puanları öne çıkmaktadır. Zorunluluk düzeyinde olmasa da buralarda gereklilik düzeyindedir.

O zaman bakalım vatandaşlarımız için yabancı dil sınavı seçeneklerine:

Yabancı Dil Sınavı (YDS)

Maziye bir bakıverirsek eğer YDS'nin geçmişinin çok olmadığını alenen göreceğizdir. 2 Ocak 2013 çarşamba günü yeni dil eşdeğerlikleri tablosunu yayınlayarak yabancı sınavlara ÜDS/KPDS eşdeğerliği veren ÖSYM, 4 Ocak 2013 cuma günü akşam saatlerinde ÜDS ve KPDS'yi kaldırdı. Kaldırılma sebebi ise yılda 2 defa yapılan 2 sınavın ÖSYM üzerine yekun oluşturmasıydı. Elin adamı tüm dünyaya, üstelik yarısı optik okuyucuyla okunamayacak sınavlar yaparken, ÖSYM yılda 160 sorunun hesabını yapıyordu. Anında haber gündeme bomba gibi düştü. Lakin cuma günü akşam saatlerinde borsanın kapanmasına dakikalar kala haber geldiği için neyse ki piyasalar günü hafif bir düşüşle kapattı. 2 gün öncesinde eşdeğerliklerin yayınlanıp 2 gün sonra da eşdeğerliklerde yazan yerli malı sınavlarımızın kaldırılmasına sanırsam bir tek ÖSYM yetkilileri şaşırmadı.

İlk başlarda sadece sınavın sadece 7 Nisan'da yapılacağı belliydi. Diğer süre, soru sayısı gibi önemli ayrıntılar son haftalara kadar gizemini korudu. Nihayet, sanırsam sınava 3 hafta kala, süre ve soru sayısı belli oldu. ÜDS ve KPDS 80 soru ve 3 saat iken, YDS 80 soru ve 2,5 saat olarak belirlendi. Başlarda yapılan sistem değişikliği, sonraları gelen 80 soruya 2.5 saat durumu insanlarda sınavın kolay olacağına dair bir beklenti oluşturdu. Herkes sınavın bir fırsat olacağını konuşuyordu. Nitekim herkes kuponunu oynadı. Sınav gününde ise görülen köy kılavuz istemiyordu. Daha önceki son KPDS ayarında bir zorluğa sahip bir sınavdı ve öncesinde 3 saat iken bu sefer 2,5 saatte çözülmesi isteniyordu. İşte bundandır ki, bugün bazı insanlar çuvalladı. ÖSYM yine yapacağını yapmıştı.

Diğer yerli malı sınavlarımız gibi YDS de adaylarla cedelleşen bir yapıya sahip. "Bu işin taktiğini öğrendiniz mi, al sana taktik. Hadi yap da görelim" havasında yıllardan beridir evrimleşen özellikle KPDS, bu ekole YDS ile devam etti. Ne idüğü belirsiz sorular, kasıntı paragraflar, sizinle hoptek oynayan cümlenin anlamına en yakın ingilizce cümle soruları. Yakında ÖSYM, sınavda adaylara verilen şeyler arasına huni de koyarsa şaşırmam. Çünkü düzenli miktarda ÖSYM sınavına giren birisine huni mutlaka gerek olacaktır.

Kısaca YDS'nin anatomisi: 80 soru, 2,5 saat. Al ve çöz, kan ve gül, gül ve diken, ÖSYM ve sen. Bundan sonraki sınavda ne olacağı belli değil. Seneye 4 beceriye geçilip geçilemeyeceği belli değil. 4 beceriyi ölçen bir sınava geçip listening'de "alın da bunu da çözün hadi" diye zıt erenköy diye geçen bir parça olmayacağı belli değil. Kısacası bizim ÖSYM, sınamayı, ölçmeyi ve değerlendirmeyi bilmiyor. Her ne kadar 4 beceriye dayanan bir ingilizce sınavına seneye geçilecek olması güzel bir gelişme gibi dursa da onun için de ÖSYM'nin bir çözüm bulacağı düşünüyorum. Hatta bundan eminim.

Gel gelelim TOEFL ve IELTS'ye.

TOEFL ve IELTS

Bunlar özel şirketler tarafından yapılan, yıllar içerisinde güvenilirliklerini, ölçmedeki başarılarını tüm dünyaya ve üniversitelerine kanıtlamış sınavlardır. Yani Harvard, Johns Hopkins bu sınavlar üzerinden belirlediği barajlarla öğrenci alıyor.

Bu sınavlar İngilizce'deki 4 beceriyi de (listening, speaking, writing, reading) içeren sınavlardandır. Dolayısıyla yapması ve değerlendirmesi zordur. Ondan dolayı da pahalı sınavlardır (her birisi 300-400 lira civarı). Lakin dünyanın en seçkin dilcileri ve ölçme ve değerlendirme uzmanları tarafından hazırlandığı için mantıklı sınavlardır. Bu sınavlardan düşük puan aldığınız zaman kendinize gönül rahatlığıyla yüklenebilirsiniz. Eğer ki temeliniz de varsa 4-5 aylık bir çalışmayla Harvard'ın dahi istediği dil seviyesine gelebilirsiniz. Oysa ki YDS dipsiz bir kuyudur. Daldıkça batarsınız. Senelerce çalışıp bir 70, bir 80 puanın üstünü göremeyebilirsiniz. "E 90 alanlar var" dediğinizi duyar gibiyim. Şimdi kendimizi kandırmayalım. 90 alanlar ya İngilizce öğretmenidir ya da yıllar içerisinde bu işi takıntı haline getirmiş asker, merkez bankası çalışanı gibi kişilerdir. Zaten bu kişiler de ÖSYM'de bu soruları hazırlayanların artık ciğerini bilmektedirler. Ki kendilerini koysanız, bugünkü sınavı aratmayacak bir performans çıkarabilme yetisine sahiptirler.

Anyway, aman neyse, işte bu sınavlar da böyledir. ÖSYM'yi öldürdük, "nasıl bilirdiniz" sorusuna "kötü" cevabını verdik ama bir noktada ÖSYM'yi takdir edelim sayın arkadaşlarım. Yaptıkları güzel iş şudur ki, en azından TOEFL ve IELTS'te mantıklı ve alınabilir puanlara YDS eşdeğerliği olarak avantajlı puanlar vermişler. Ondan dolayı tebrik etmek lazım. Mesela 50'ye mi ihtiyacın var? Gir IELTS'e, 3.5 al. ÖYP asistanı mısın? Gir IELTS'e 4.5 al. 65 eşdeğerliği işini görür. Evet, gel vatandaş. Bakmadan geçme. İngilizce öğretmeni misin? İstediğin üniversitede okutman olmak için 90 üstü puan mı alman gerekiyor? YDS ile vakit kaybedeceğine IELTS'ten 7-7.5 almaya bak. Gel, gel.

ielts-yds eşdeğerliği tablosu

ÖSYM dil eşdeğerlikleri tablosu (2 Ocak 2013 tarihli son olan)
http://www.osym.gov.tr/dosya/1-63417/h/yabanci-dil-sinavlari-esdegerlikleri2ocak2013.pdf

Evet, çok güldük, çok eğlendik. Biliyorum, bazılarınız sınavın teknik yapısıyla alakalı bilgi istiyorlar. Şahsen IELTS'e girdiğim için başka ayrı bir yazıda tamamen IELTS'ten bahsedeceğim. TOEFL'ı merak ediyorsanız, kusura bakmayın, yardımcı olamayacağım.

IELTS ile alakalı ayrıntılı yazı için:
http://mdphdturkiye.blogspot.com/2013/04/ielts-international-examination.html

İyi günler sevgili vatandaşlar. Esen kalın.