11 Aralık 2012 Salı

Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP)

Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı, yani kısaltma adıyla ÖYP, yeni açılan ve köklü üniversitelerin öğretim üyesi ihtiyacını karşılamak üzere açılan bir programdır. Son zamanlarda araştırma görevlisi olarak doktorasını yapmak isteyenler için büyük bir fırsat olmuştur. İşte bu yönden ÖYP'nin tıp ve sağlık bilimleri yönüne bakan tarafıyla alakalı bilgi vermek için ÖYP'nin ana hatlarına değineceğim.

ÖYP'ye nasıl başvurulur?

ÖYP alım dönemlerinde YÖK'ün sitesinde açıklanan kadrolara ÖYP Puanınız ile başvurursunuz. Kadrolar ise genellikle temmuz-ağustos dönemi ile aralık-ocak döneminde YÖK'ün sitesinde açıklanır. Toplamda 10 tercihe kadar tercih yapabilirsiniz.


ÖYP Puanı nedir?

ALES puanınızın %60'ı, okul mezuniyet ortalamanızın 100 üzerinden çevrilmiş halinin %25'i ile dil puanınızın (ÜDS, KPDS veya bunlarla eşdeğerliği olan sınavların 100 üzerinden eşdeğerliliklerinin) %15'i toplanarak ÖYP Puanınızı elde edebilirsiniz.


ÖYP tıp fakültesi kadrolarını tercih eden doktorlara %10 puan eklenmesi hususu

Tıp doktorlarına tıp fakültesi kadrolarını tercih etmeleri halinde diğer bölümlere nazaran ÖYP puanına puanının %10'u kadar puan eklenecektir. Ayrıntılar için: 
http://mdphdturkiye.blogspot.com/2013/12/tp-doktorlarna-oyp-basvurularnda-10.html

Yerleştirme süreci neye göre yapılır?

Yerleştirme tamamen ÖYP puanınıza göre yapılır. Herhangi bir sözlü mülakat yapılmaz veya puanınıza etki etmez. Yerleştirme YÖK tarafından merkezi olarak tercihleriniz esas alınarak yapılır. Tercih sıranız etki etmeden puanınıza göre yerleştirilir ya da açıkta kalırsınız.


Şunu ehemmiyetle belirtmem lazım ki, yerleştirme beyan usulüne göre yapılır. Yani YÖK'e belirttiğiniz mezuniyet bölümünüz ve belirttiğiniz puanlarınız doğru kabul edilerek yapılır. Sonrasında puanların yanlış olduğu ya da yerleştiğiniz kadroya uygun bölüm mezunu olmadığınız anlaşılacağından kaydınız yapılmaz. Hem kendi şansınızı hem de bir kadroyu yakmış olursunuz. Ondan dolayı beyanda bulunurken noktası virgülüne doğru bulunduğunuzdan emin olun. Lakin bakmazsanız ya da yanlış tercih yaparsanız YÖK, tıp fakültesi mezununu inşaat mühendisliği kadrosuna bile yerleştirir.

ÖYP programlarına kabul edilmek için gereken şartlar

Programlara yerleşebilmek için bazı temel şartlar vardır:

- ALES'ten en az 70 puan almış olmak (diğer etkenlerde bazal bir sınır yoktur)
- YÖK kanununa göre araştırma görevlisi olmak için herhangi bir engeli bulunmamak (örneğin 35 yaşın üzerinde olmamak gibi)
- Kadro açılan her programın özel şartlarını karşılıyor olmak

Kadro için istenen özel şartı açmak isterim: Açılan her kadroda o kadroya hangi bölüm mezunlarının başvurabileceği yazar. Bu belirtilen bölümlerin haricinde olanlar tercih edip bölüme yerleşse de kayda gittiği zaman istenilen şartı sağlamadığı için kayıtları kabul edilmez.

Tıptan bir örnek vereyim. Örneğin Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi 2 adet Fizyoloji kontenjanı açtı. Kontenjanda özel şart olarak "Tıp fakültesi mezunu olmak" yazıyor ise o kadroya sadece tıp fakültesi mezunları başvurabilir demektir. "Biyoloji mezunu olmak" yazıyor ise o bölüme sadece biyoloji mezunları kabul edilir demektir. Şartlarda belirtilen fakülte mezunları hariç kimse bu kadrolara yerleşemez. Veya kadro açıklamasında "Tıp fakültesi mezunu olmak ya da Fizyoloji yüksek lisansı yapmış olmak" yazıyorsa o kadroya sadece tıp fakültesi mezunları ve fizyolojide yüksek lisansını tamamlamış diğer fakülte mezunları kabul edilir. Lakin kadroda yazılan  şartlar önemlidir.

ÖYP ile başvurabileceğimiz bölümler nelerdir?

Fizyoloji, Histoloji, Anatomi, Farmakoloji, Mikrobiyoloji, Biyokimya, İmmünoloji, Tıp Tarihi ve Etik, Tıbbi Biyoloji, Tıbbi Genetik, Biyoistatistik... gibi bölümlerden olmaktadır. Karoların ekserisi Fizyoloji, Histoloji ve Anatomi ağırlıklı olmaktadır. Diğerlerinden de bulunmaktadır.


Fizyoloji, Histoloji, Anatomi ve Farmakoloji artık TUS ile asistan almadığı için artık bu bölümlere asistan olarak kabul edilmenin tek yolu ÖYP'dir. İlerisinde diğer temel bilimler bölümlerinin de TUS kapsamından kaldırılıp kaldırılmayacağı ya da TUS ile uzmanlık yapanların sadece sahada ÖYP ile doktora yapanların ise sadece akademide çalışabilmesi şeklinde düzenlemeler yapılır mı bilinmez.

ÖYP öğretim süresi ne kadardır?

Bizler tıp fakültesi mezunu olduğumuz için direkt olarak doktoradan başlarız. 5 sene ve üzerinde lisans eğitimi alanlar direkt olarak doktoradan başlarlar. Tıp doktorları gibi diş hekimleri, veteriner hekimler ve eczacılar da yüksek lisans yapmaksızın direkt olarak doktoradan başlarlar.


Normal doktora süresi 2 sene yani 4 dönem ders dönemi, 2 sene yani 4 dönem de tez dönemi olmak üzere 4 senedir. 4 sene olan bu süreç maksimum 6 sene içerinde tez verilerek bitirilmek zorundadır. Eğer 6 sene içerisinde bitirilemezse kadro ile ilişik kesilir.

ÖYP'de hangi durumlarda puanım kesilir?

Kişilerin sık kadro değiştirmesini önlemek maksadıyla YÖK tarafından bir kadroya yerleşmiş adaylara 1 sene boyunca %10 puan kesintisi uygulanır.


ÖYP tercihi yaparken  yanlış bilgi beyan edersem ne olur?

Önceki yönetmelikte yanlış beyanda bulunarak (mezuniyet lisans bölümünü ya da puanlarını) yerleşmemesi gereken bir bölüme yerleşenlere herhangi bir yaptırım yoktu. Sadece yerleştikleri kadroyu yaktıklarıyla kalıyorlardı. Mesela bir inşaat mühendisi tıp fakültesi kadrosu yazdığında yerleşiyor ama yerleşme sonraki kayıtta fark edilip kadroya alınmıyor ve kadro yanmış oluyordu. Bu kişiye de herhangi bir yaptırım yoktu. Şimdi ise yanlış beyanda bulunarak ÖYP kadrolarına yerleşenlerin bir daha ÖYP kadrolarına yerleşmeleri engelleniyor. Ondan dolayı beyanda bulunurken çok dikkatli olun. ALES, YDS gibi puanlarınızın virgülden sonraki hallerine bile dikkat edin.

ÖYP ile atanıp başlamazsam ne olur?

Eskiden atanıp da göreve başlamayanlara sadece 1 sene içerisinde tekrar başvurmaları durumunda puan kesintisi uygulaması vardı. Şimdi ise atanıp göreve başlamayanlar yani yok yere ÖYP kadrosunu yakanların 3 yıl boyunca ÖYP kadrolarına yerleşmeleri engelleniyor.


İşin yasal boyutu böyle olsa da bir de vicdani boyutu vardır. Atanıp da başlamadığınız her kadronun yanma ihtimali vardır. Sizin girmediğiniz bir kadro başkasının çok istediği bir kadro olabilir. Ki bu günlerde temel bilimler isteyip Sağlık Bakanlığı'ndan kaçacak doktorlara büyük bir fırsat olmuştur ÖYP. Ondan dolayı kadroyu yazmadan önce yaşayacağınız şehri, doktora yapacağınız anabilim dalını iyi incelerseniz hem sizin hem de kadroların etkin kullanımı açısından iyi olacaktır.

Atama şekilleri nelerdir? Muvafakat nedir? Devletten istifa ederek üniversiteye geçebilir miyim?

Bir kadroya 3 atama şekli vardır: İlk atama, açıktan atama ve naklen atama.


İlk atama: Üniversiteyi bitirdikten sonra hiçbir yerde çalışmamış ve ilk defa göreve başlayacaklara uygulanır. Tüyü bitmemiş memur olarak direkt olarak gidip bölümünüze başlarsınız.

Açıktan atama: Daha önce bir yerde çalışmışsınızdır ama atama anında hiçbir yerde çalışmıyorsunuzdur. Yani istifa etmişsinizdir. Sağlık Bakanlığı'ndan istifalı olan doktorlar açıktan atama ile atanırlar. Tek yapmanız gereken, zamanında Sağlık Bakanlığı adına çalıştığınızı gösteren "Hizmet Belgenizi" üniversiteye verdiğiniz evrakların arasına eklemektir. Zaten daha önce herhangi bir yerde çalıştı iseniz üniversite sizden hizmet belgesini isteyecektir.

Naklen atama: Herhangi bir devlet kurumunda çalışıyorsanız, süreçte istifa etmediğiniz sürece üniversiteye NAKLEN ATAMA ile atamanız yapılır. Bakanlıkla üniversite arasındaki yazışma aylar sürer. İşte bu noktada üniversitenin sizi devlet kurumunuzdan almak için bakanlığın vermesi gereken izne "Muvafakat Belgesi" denir. Muvafakat verilip verilmeyeceğine dair Sağlık Bakanlığı ile görüşün. Alabilecekseniz bekleyin. Muvafakat alamayacaksanız ya da zaman kaybetmek istemezseniz üniversite personel işleri ile dirsek teması içerisinde istifa ederek açıktan atama ile atanın (ki ben böyle yaptım). Muvafakat verilmezse eğer, yine istifa edip geçmek durumundasınız.

ÖYP ve Yabancı Dil

Geldik can alıcı mevzulardan birine daha.


ÖYP kadrolarına başvururken herhangi bir yabancı dil puanı aranmamaktadır. Genel puanınız bölüme girmenize yetiyorsa isterse dil puanınız 0 olsun hiçbir ehemmiyeti yok. Kadroya girerken böyle ama girdikten sonra iş başlıyor:
ÖYP kadrosuna girmeye hak kazandınız. Gidip üniversitenize başladınız. İşte ayrım noktası buradan başlıyor. Eğer ÜDS, KPDS ya da diğer sınavlarınızın eşdeğerliği olan dil puanınız 65'in üstünde ise (tabi 65 YÖK'ün belirlediği alt sınır, üniversiteler kendi sınırını daha yüksek tutabilir, ki o zaman o puanı geçmeniz gerekecektir) üniversiteye başlar başlamaz güz  ya da yaz farketmez ilk eğitim başlangıcında doktoranıza başlayabilirsiniz. Diğer yandan puanınız 65'in altında ise YÖK sizi ingilizce dil kursuna gönderecektir.

Puanı 65'in altında olanlar dil kursuna başladıklarından itibaren 1 sene içerisinde 50 barajını, zaten puanları 50 üzeri ise 2 sene içerisinde 65 barajını geçmek durumundadırlar. Adaylar 65 barajını geçmeden doktora eğitimlerine başlayamazlar. Tabi yukarıda da dediğim gibi üniversite daha yüksek bir puan istiyorsa o puanı geçmek durumundadılar. Örneğin Hacettepe Üniversitesi'nin doktora için dil puanı talebi 70'tir. Hacettepe Üniversitesi kadrosunda olanlar 70 barajını aşmak durumundadırlar.

ÖYP Yabancı Dil Kursu

ÖYP kapsamında atanıp bölümünüze başladıktan sonra dil kursu tercihleri olur. YÖK, 65 sınırının altındaki araştırma görevlisi sayısına göre dil kursu kontenjanlarını belirler. Hangi üniversiteyle anlaşmaya vardıysa kadrolar o üniversitelerden olur. Genelde çoğu kadro İstanbul, Ankara ve İzmir'dedir. Kontenjanlar belli olduktan sonra mevcut üniversiteleri baştan aşağı sıralayarak tercihte bulunursunuz. Boşta kalma ya da tercih etmeme gibi bir şans ya da lüksünüz yoktur. Yerleştirme tamamen ÖYP puanınıza göre yapılır. Yaşadığınız yer, ikametiniz, kadronuzun olduğu şehir gibi başka hiçbir faktöre bakılmaksızın sadece ÖYP puanınızın yüksekliğine göre dil kurslarına dağıtılırsınız. Sonrasında 6 ay boyunca üniversitenin belirlediği dil programını işlersiniz. Sınavlardan gereken puanı almak artık sizin elinizde.


Burada size can alıcı bir tavsiye vermek isterim. Herkes ÜDS ya da KPDS'ye kafayı takmış olabilir. Lakin ÖSYM'ün eşdeğerliğini kabul ettiği TOEFL, İELTS gibi tonla sınav daha bulunmaktadır. Bence bu sınavları da araştırarak kendinize en uygun opsiyonu seçebilirsiniz. Örneğin İngiltere'nin yaptığı İELTS sınavı gayet mantıklı bir sınavdır. Tabi 4 beceriye (listening, speaking, reading and writing) dayanır. Yakın zamanda eşdeğerliği düşürülmüştür ve genel ingilizcesi daha iyi olanlara ÜDS ve KPDS'den daha makul bir sınavdır. Ya da ÜDS ve KPDS gibi ülkemizin sınav klasikleriyle! uğraşmak istemeyip genel ingilizce öğrenmek istiyorsanız İELTS uygun bir seçenektir. ÜDS ve KPDS'de 100 üzerinden 65, İELTS'te 9 üzerinden 4,5'a denk gelmektedir. Bir araştırın derim.

Eskiden yurt içi yabancı dil kursunda herhangi bir devam zorunluluğu ya da minimum bir devamsızlık sınırı gibi bir uygulama yoktu. Hem yabancı dil kursuna devam edip hem de yüksek lisans ya da doktora eğitimine örgün öğretim olarak devam edenler bile vardı. Bu da dil kursuna devamı kişisel yönetimlere ve suistimallere açık bırakıyordu. Şimdi ise yurt içi yabancı dil kursuna gidenlerin 10 günden fazla devamsızlık yapmaları durumunda ÖYP kadrosuyla ilişikleri kesilecek.


ÖYP Yurt Dışı Yabancı Dil Kursu

Önceki yönetmelikte yurt dışı yabancı dil kursunun nasıl yapılacağı ve kimlerin gönderileceği açık değildi. Bundan dolayı uzunca bir süredir yurt dışı dil eğitimine ÖYP kapsamında kimse gönderilmemişti. Artık yurt dışı dil eğitiminin nasıl yapılacağı yönetmelikte ayrıntılı olarak yazmaktadır.
"Yurt dışında yabancı dil eğitimi
MADDE 8
- (l) ÖYP araştrrma görevlilerinden aşağıdaki şartları taşıyanlar, istekleri
halinde yabancı dil eğitimi için en fazla 6 ay süreyle 2547 sayılı Kanunun 39 uncu
maddesinin birinci fikrası kapsamında yurt dışına gönderilebilir. 
(2) Araştırma görevlilerinin yurt dışında yabancı dil eğitimi alabilmeleri için;
a) Başvuru tarihinden önceki beş yıl içinde alınmış olmak kaydıyla, eğitim almak istedikleri yabancı dile ilişkin yabancı dil sınavından en az 65 puan almış olmak ya da eşdeğerliği ÖSYM tarafından kabul edilen yabancı dil sınavlarından eşdeğer puan almış olmak, 
b) Yurt dışındaki bir yükseköğretim kurumundan yabancı dil eğitimi için antetli ve imzalı kabul belgesi almak gereklidir.
(3) Yabancı Dil Eğitimi için yurt dışına gönderilecek araştırma görevlilerinden belirlenen şartları sağlayanlar, bağlı bulunduğu fakülte veya enstitüye başvurularını yaparlar. Enstitü/Fakülte yönetim kurulunda değerlendirilerek yurt dışına gönderilmesi uygun bulunan başvurular ilgili rektörlük aracılığıyla YÖK'e teklif edilir. Rektörlüklerce YÖK'e gönderilen teklifler Yürütme Kurulunda görüşülerek karara bağlanır. 
(4) Yabancı Dil Eğitimi almak için yurt dışına gönderilecek araştırma görevlilerine yol masrafı, yevmiye ve zorunlu sağlık sigortası, yabancı dil eğitim giderleri olarak yapılacak ödemeler ülke ve ödeme unsurları itibarıyla Yürütme Kurulu tarafından bir liste halinde belirlenir ve ilgililere duyurulur. YÖK Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı tarafından araştırma görevlisi için kadrolarının bulunduğu yükseköğretim kurumuna aktarılacak kaynağın tutarı, kaynak aktarımı tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuru esas alınarak hesaplanan Türk Lirası tutarını geçemez. Kaynak aktarılma tarihinden sonra meydana gelecek kur farkları hiçbir şekilde dikkate alınmaz. Bu ödemeler dışında ilgililere herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz. 
(5) Yabancı dil eğitimini başarı ile tamamlayamayan, Yükseköğretim Yürütme Kurulu tarafından belirlenen lisansüstü eğitim programlarından birine başlamayan, ÖYP'ye devam etmeyen, kadrosunun bulunduğu yükseköğretim kurumunda görevine başlamayan veya görevine başlayıp mecburi hizmet yükümlülüğünü yerine getirmeyen araştırma görevlilerinin ilişikleri kesilerek haklarında imzaladıkları "Yüklenme Senedi ile Muteber İmzalı Müteselsil Kefalet Senedi" hükümleri uyarınca işlem yapılır.

ÖYP ile atandıktan sonra doktora başlama şartı

Eskiden 65 dil puanını zaten geçmiş olanlar için atandıktan sonra, 65 dil puanını geçmemişler için 65 dil puanını verdikten sonra 2 dönem içerisinde lisansüstü programa başlama üst sınırı vardı. Şimdi ise yukarıda saydığım durumda olanlar 2 dönem hakları olmadan direkt olarak lisansüstü eğitime başlamaları gerekmektedir, yoksa ilişikleri kesilir.

Senet ve Mecburi Hizmet Mevzusu

Kadronuzun olduğu yerdeki eğitimden değil de kadronuz haricinde aldığınız eğitimler için görevlendirme yapılır, senet imzalanır ve mecburi hizmet yükümlüsü olunur. Demek istediğim:


Diyelim ki dil puanınız 65'ten aşağı. YÖK sizi dil kursu için başka bir üniversitenin yabancı diller bölümüne atadı. Buraya giderken sizi dil kursuna gönderen, halihazırda kadronuzun bulunduğu üniversite sizi dil kursuna görevlendirir. Sizinle yaklaşık 20.000 lira civarında bir senet yapar ve bu görevlendirmenin sonunda üniversiteye dil kursuna gittiğiniz 6 ay kadar mecburi hizmetiniz olur.

Küçük bir ihtimal ama yabacı dil kursu şans eseri kadronuzun olduğu üniversitede açılır da siz de kendi üniversitenize yerleşirseniz senet yapılmaz, mecburi hizmetiniz de olmaz. Örneğin Gaziantep Üniversitesi'ne bağlı bir ÖYP araştırma görevlisisiniz. Gaziantep de dil kursu veren üniversitelerden birisi. Yazdınız ve kendi üniversitenizdesiniz. O zaman senet yapılmaz, mecburi hizmet de olmaz.

Hemen mecburi hizmetteki hesap yöntemini vereyim. Yurt içi görevlendirmelerde 1'e 1, yurt dışı görevlendirmelerde 1'e 2 sene mecburi hizmet yaparsınız.

Senet ve mecburi hizmet konusunda en önemli nokta: Atandığınız yani kadronuzun bulunduğu üniversitede doktora yapma imkanı olup olmadığıdır. Bölümünüzde yeterli sayıda yani doktora programı açacak kadar hoca varsa ne mutlu size. Doktoranızı bölümünüzde yaparsınız. Görevlendirme de senet de mecburi hizmet de olmaz. Tam tersine bölümünüzde doktora programı açılmaya yetecek kadar hoca yoksa sizi doktora için başka üniversiteye görevlendirirler (tabi doktora için görevlendirilebilmek için de 65 sınırını aşmış olmanız lazım). O zaman 4 sene için görevlendirilirsiniz, yaklaşık 200.000 liralık bir senede imza atmanız hatta 2 de kefil bulmanız istenir, ilk ve asıl kadronuzun bulunduğu üniversiteye doktora dönüşü döndüğünüzde de 4 sene mecburi hizmetiniz olur. İşte bu açıdan en azından doktora eğitimini kendisi verebilen bir bölüm yazmaya dikkat edin ki görevlendirme, senet, mecburi hizmet uğraşmayın.

Mecburi hizmetinizi en azından ilk başka kendi tercih ettiğiniz, kadrosuna girdiğiniz üniversitede yapıyorsunuz. Sağlık Bakanlığı'ndaki Türkiye'nin herhangi bir yerine gitme durumunuz yok. En azından bu yönlerden güzel.

Doktora Süreci

Buradan sonrası genel doktora eğitimidir. Tabi ÖYP'nin kattığı avantajlar da vardır.


Önce genel doktora sürecinden bahsedeyim:
Doktora 2 sene ders, 2 sene tez döneminden oluşur. 2 senelik ders dönemi toplam 4 dönemden oluşur. Bu 4 dönemde en az 10 zorunlu doktora dersini seçtiğiniz seçmeli dersleri vermeniz beklenir. Tüm dersleri verdiğinizde "yeterlilik sınavı"na girersiniz. Eğer bu yeterlilik sınavını da verirseniz tez dönemine geçmeye hak kazanırsınız. 2 senelik ders dönemini maksimum 3 senede vermeniz gerekir. Tez döneminde ise sadece tezinize yoğunlaşırsınız. Bu 2 senelik tez dönemini de en fazla 3 sene yapabilirsiniz. En sonunda tezini vermeniz ve savunmanız beklenir. Teziniz kabul olursa doktoranızı alırsınız.

ÖYP'nin kattığı avantajlar:

ÖYP ile gelen her asistana 50.000 liraya kadar araştırma fonu ayrılır. Araştırmalarınız için gereken masrafların karşılanmasında bu fonu danışman hocanız ve ÖYP koordinatörlüğü onayıyla kullanabilirsiniz.

ÖYP kapsamında tez döneminde 3 ay, 6 ay ya da 1 seneye kadar tez araştırması nedeniyle yurt dışında kalabilirsiniz. Tabi görevlendirme yapılır, her yeni görevlendirme senet ve mecburi hizmet demektir. Tabi bunları göze alırsanız asistanlığınızın bir kısmını yurt dışında geçirmeniz müthiş bir şiydir. Zaten amaç dünya ile entegre bilim insanları yetiştirmek olduğu için dış ülkeleri görmekte ciddi fayda olacaktır. Zaten ÖYP, YLSY'nin yani Yurt Dışına Lisansüstü Öğrenim Görmek Üzere Gönderilecek Adayları Seçme ve Yerleştirme sisteminin biraz daha modifiye edilip yurt içine uygulanmış şeklidir. YLSY'de araştırma görevlileri yüksek lisans ve doktoralarının tamamını yurt dışında yapmakta ve ülkeye dönmektedirler. ÖYP'de ise yurt dışı entegrasyonu ve yabancı dil nosyonu kazandırılarak doktora yurt içinde yaptırılmaktadır. Bu açıdan da mantıklıdır.

Maaş

ÖYP asistanları maaş alırlar. Yalnız 130 küsur lira olan "Tıpta Uzmanlık Ödeneği" alamazlar. Tıpta uzmanlık ile gelenlere göre yaklaşık 130 lira az maaş alırlar.


Döner sermaye mevzunda ise: Tıp fakültesinde ÖYP kadronuz 2 yerde olabilir: 1- Anabilim dalı 2- Enstitü
Anabilim dalında görevli iseniz döner sermaye alırsınız. Kadronuz Sağlık bilimleri enstitüsünde ise enstitünün döner sermayesi olmadığı için döner sermaye alamazsınız. Yalnız bu sorunu da görevlendirmenizi anabilim dalına yaparak çözüyorlar çoğu yerde. Araştırmak lazım.

Sonuç olarak diğer tıpta uzmanlık asistanları ile en fazla 100-200 lira farkla, yani aşağı yukarı aynı parayı alırsınız.

İstifa Süreci

Üzerinizde bir senet ya da mecburi hizmet yükümlülüğü yoksa istediğiniz zaman istifanızı verebilirsiniz. Yoksa mecburi hizmetin biterek senedin kalkmasını beklemelisiniz.


Mecburi hizmetiniz siz bölüme döner dönmez başlar. Diyelim ki dil kursuna 6 aylığına gittiniz ve döndünüz. Bölüme dönüp 6 ay çalıştığınızda mecburi hizmetiniz kalkacaktır. O zaman da istifa etmekte özgür kalırsınız. Senetlerin ve mecburi hizmet yükümlülüğünün yaptırımı tartışılmakta ve açılan mahkemeler devam etmektedir. Seneti ödemeden ya da mecburi hizmetini yapmadan ayrılanlar ya da şu anda mahkeme sürecinde olanlar mevcuttur ama kağıt üstünde geçen seneti ödemeden ya da mecburi hizmeti tamamlamadan kişinin ayrılamayacağı, aksi takdirde senedin tazmin ettirileceğidir. İlerleyen seneler ve  devam eden mahkemeler de bu konuya elbet açıklık getirecektir.

Değişen ÖYP Usul ve Esasları

Değişen ÖYP usul ve esaslarıyla alakalı daha ayrıntılı bilgi almak istiyorsanız:
http://mdphdturkiye.blogspot.com/2013/12/16-aralk-2013-ogretim-uyesi-yetistirme.html
http://mdphdturkiye.blogspot.com/2013/12/tp-doktorlarna-oyp-basvurularnda-10.html

Son Söz

Camiamızda idealist temel bilimcilere ve kaliteli hocalara ihtiyaç vardır. Ondan dolayı özellikle temel bilimlerle ilgilenenlere ÖYP'yi öneriyorum. Yaşayacağınız şehri ve bölümün kendi doktorasını verip vermediği gibi can alıcı hususları masaya yatırarak en optimal tercihleri yapıp yerleşmeniz uygun olacaktır. İşte bu bağlamda muhtemelen bu ayın sonunda yapılacak ÖYP alımları öncesi bu yazıyı yetiştirmek istedim. Umarım ki birincil olarak baz aldığım MD PhD olma yolunda ilerleyen tıp doktorlarına, ikincil manada da tıp fakültesi kadroları ile ilgilenen diğer sağlık çalışanlarına faydalı olabilmişimdir. Zira ne biliyorsam paylaşmaya çalışıyorum. MD olmayan sağlık çalışanları alınmasınlar çünkü bilgim, sınırım bu kadar.


Herkese bu aralık alımlarında, sonraki alımlarda ve hayatında güzellikler ve başarılar diliyorum.

Kaynaklar

http://www.akademikpersonel.org/

- http://www.akademikpersonel.org/forum/#oyp-ogretim-uyesi-yetistirme-programi
- http://www.yok.gov.tr/
- https://oyp.yok.gov.tr/
- http://osym.gov.tr/belge/1-13260/yabanci-dil-sinavlari-esdegerlikleri-13012012.html
- http://www.yok.gov.tr/content/view/1236

27 Eylül 2012 Perşembe

Bir Tıp Doktorunda Olması Gerekenler

Bir tıp doktorunda olması gereken elbette birçok şey vardır. Lakin benim değineceklerim tıpta doktora imkanlarına dair olması gerekenler:

1- Tıp doktorunun elinde ALES puanı, her zaman hazır olması gereken bir puandır. Çünkü doktora imkanlarının ne zaman nerede karşınıza çıkacağı belli olmaz. Zamanında tıp fakültesine girerken aklınıza kazıdığınız türkçe ve matematik, ALES sınavında karşınıza çıkacak, seneler sonra bile unutamadığınızı görmek sizlere sevinç kaynağı olacaktır. Tek yapmanız gereken ise çıkmış sorulara göz atmak ve soruları çözersen serileşmeye çalışmaktır. 24 Eylül'de başlayan başvurular 3 Ekim'de sona erecek. Hala başvurmadıysanız başvurun!

2- Bizler için dil puanları da olmazsa olmaz haline geldi. Eskiden TUS İngilizcesine girerek kolayca hallediyorduk bizi gidi köftehorlar bizi. Ama artık TUS için ÜDS ve KPDS'nin yerine getirilen YDS'den 50 puan istiyorlar. E madem TUS için 50 puan alacağız, o zaman doktoraya da yetecek kadar 55 ve yapabileceğimiz en üst puanı yapmaya çalışalım. 50 puanlık soru yapıp bırakmayın. Üniversitenin ilk yıllarındaki inek halinize dönün ve yeniden şahlanın. Dil puanının da ne zaman gerekeceği belli olmaz.

3- Bıkmadan usanmadan yeni programları, yeni kadroları araştırma isteği yine muhakkak olması gereken özelliklerden. Yoksa nasıl araştırıp da kadroları bulabilesiniz?

Bir an önce bunları tamamlamanız dileğiyle.

25 Temmuz 2012 Çarşamba

Türk Hekimleri İçin Doktoranın Geleceği ve Geleceğin Doktoraları


Türk hekimleri için doktora, aslında hem eski hem de yeni bir kavram. En eski tarihlerden beri, çok yaygın olmasa da, doktoralı hekimlerimiz az da olsa vardı. Şimdilerde ise yaygınlaşmaya başlıyor ve daha da yaygınlaşacak.

Türkiye'de hekimler arasında doktoranın yaygınlaşmamasının sebebi, dünya genelinde doktora ile yapılan bölümlerin Türkiye'de "uzmanlık" kisvesi altında verilmesi. Örneğin Fizyoloji, Histoloji ve Embriyoloji, Anatomi, Biyokimya, Mikrobiyoloji,... gibi tıbbin temel bilimleri dünyada doktora yani PhD ile alınan dallardır. Türkiye'de ise her ne kadar bu alanların doktora seçenekleri olsa da "uzmanlık" şekilinde var ve özellikle devlet tarafından "uzmanlık" yoluna bir teşvik var. Bu teşviki de şuradan anlıyoruz ki; bir biyokimya uzmanı laboratuvar açabiliyorken, hastanelerin biyokimya tahlillerinde imza yetkisine sahipken Biyokimya alanında doktora yapmış bir hekim laboratuvar açma hakkına ve imza yetkisine sahip değildir. Buradan anlıyoruz ki doktoralı bir hekime akademi haricinde pek bir alan bırakılmamıştır. Bundan dolayı da hekimler, uzmanlık yolunu kullanagelmişlerdir. Bana sorarsanız "bu uzmanlık işi nereden çıktı?" diye, şöyle düşünüyorum: Devlet, öyle bir uzman yetiştirelim ki sadece bize bağlı olsun, bizden başka bir yerde çalışma imkanı bulamasın diye düşündü ve temel tıp bölümlerinde bu uzmanlıkları getirdi. Çünkü dünyanın her yerinde (3. dünya ülkesi olmayan dikkate değer ülkelerin hepsinde) bu iş doktora yani PhD yoluyla yapılırken Türkiye'de sadece Türkiye Cumhuriyeti'nin tanıdığı "uzmanlık" şeklinde yapılıyor. Sonrasında bu uzmanlıklara sahip Türk hekimleri, gittikleri ülkelerde doktora derecesine sahip olmadıkları için bu işi akademik ve araştırma düzeyinde yapan biri olarak değil de kendi ülkesinde bu işi uygulayan insan olarak addediliyorlar ve uluslararası saygınlıkları ve bağlantıları sekteye uğruyor. Yani Allah aşkına, Fizyoloji uzmanı nedir? Devlet, uzmanlığını bitiren Fizyoloji uzmanlarına bir mecburi hizmet yeri bulup atayabilmek için akla karayı seçmektedir. Fizyoloji uzmanlarının çoğu yeni açılan üniversitelerde mecburi hizmet yapmaktadır. Yok her kan merkezinde fizyoloji uzmanı olmalıymış da tarzında söylemler. Türkiye'de Kızılay da dahil kan merkezlerinde fizyolog bulunduğu muhaldir. Durum diğer bölümler olan Anatomi ve Histoloji ve Embriyoloji için de farklı değildir. Sonuç olarak devlet, uzmanlık sürecini bitirdiği anda kendisine muhtaç, kendisinden başka kapıya resmi olarak başvurma salahiyeti olmayan, mecburi hizmet yükümlülüğüyle donattığı uzmanlar yetiştirmektedir.

İthamlarım ağır ithamlardır ama bunların örnekleri mevcut. Bir halk sağlığı hocam halk sağlığı alanında uzmanlık yapıp doçent ve profesör düzeyine gelmesine rağmen, primer alanı farklı olup yanında halk sağlığı doktorası da yapmış olan eşi ile yurtdışında aynı yere başvururlar ve doktoralı olan eşi kabul alır, kendisi kabul alamaz. Gerekçe ise halk sağlığı uzmanlığının bulunduğu ülkede bir "uygulayıcı" olarak hizmet verdiği, vermesi gerektiği, doktoranın ise uluslararası bir akademik ve araştırma titri olduğu, uluslararası bir araştırma pozisyonunda doktoralı olan birisini görmek istemeleridir. Türkiye içerisinde doktora ile uzmanlık arasındaki fark bu kadar belli olmasa da, uluslararası camiada sınır çok keskin çizgilerle bellidir. Uluslararası camiada uzmanlık sonrası isterseniz doçent ve profesör olun, o ülke içerisinde belirlenen sınırlarla yükümlü olan bir "uygulayıcı"sınız ve akademik ve araştırma açısından tıp fakültesi mezunu düzeyindesiniz. Malesef ki dışarıdaki algı böyle.

Son Yıllarda Türkiye'nin Yaşadığı Değişim

Son yıllarda 2 önemli değişiklik oldu bu kapsamda: 1- TUS kapsamından bazı bölümlerin çıkartılması, 2- ÖYP sisteminin getirilmesi.

Son birkaç TUS'tan beridir Anatomi, Fizyoloji, Histoloji ve Embriyoloji ve Farmakoloji TUS kapsamında kontenjan açmıyor. Neden ise TUS'ta istediği puanı alamayanların tampon tercih olarak (yani mecburi hizmete gitmeden, maaşını alarak, bir dahaki TUS'a hazırlanma amaçlı) hekimlerin bu dalları yazması. Böylece bu temel bilimlerin puanları aşırı yükselmekte, bu bölümleri hakikaten isteyenlerin bölümlere girmeleri çok zorlaşmakta ve seneler boyunca bu bölümler uzman yetiştirememekteydi. Artık bu bölümler TUS kapsamında asistan almıyor. İsteyenler bağımsız olarak veya ÖYP kapsamında bu bölümlerde doktoraya girebiliyor. Böylece bu bölümleri hakikaten isteyenlerin önü açılmış oldu, dünya ile entegre şekilde PhD sahibi uzmanlar yetişmiş olacak ve programdan mezun olanların daha efektif şekilde akademik ortamlara yerleştirilmeleri sağlanmış olacak. Bu bölümler TUS'ta beklediği bölümleri kazanamayanlara bekledikleri bölümleri kazanmaları için bir ortam sağlayan dallar haline gelmeyecek.

Doktoranın Türkiye'deki Geleceği

Ülkemizde tıp, giderek daha da profesyonelleşiyor. Bu bağlamda da dünya ile entegrasyonu artıyor. Bence ileride, gelişmiş dünya ülkelerinde doktora yoluyla yapılan bölümler bizde de doktora yoluyla yapılmaya başlanacak. İlk planda Anatomi, Fizyoloji, Histoembriyoloji ve Farmakoloji, uzmanlık kapsamından alındı ve sadece doktora yolu bırakıldı. Bence ileride Biyokimya, Mikrobiyoloji, Halk Sağlığı gibi diğer ülkelerde doktora ile yapılıp bizde hala uzmanlığı olan dallar da doktora yoluna dönecek. TUS kapsamından sadece yukarıda saydığımız 4 bölüm çıkartılmasına rağmen ÖYP kapsamında bu 4 bölüme ek olarak Mikrobiyoloji, Biyokimya ve Halk Sağlığı da kontenjan açmaktadır. Oysa ki,bu bölümler TUS kapsamında asistan alıyor, denilerek ÖYP kapsamına sokulmayabilirlerdi. Lakin ÖYP kapsamına girmeleri yakın gelecekte olmasa da ilerde bu bölümlerde de köklü bir değişim yapılacağının göstergesi. Ayrıca klinik araştırmalara yönelen birçok akademisyen hekim, primer dalının yanında çeşitli doktoralara yönelecek. Lakin uluslararası düzeyde MD PhD kavramı çok saygın bir kavram. Geleceğin ne göstereceğini göreceğiz.

Şu ana kadar değişim açısında primer bölümü olarak doktora dallarından birisini düşünenlere değindim. Bir de primer dalının yanında doktora derecesi almak isteyen hekimler olabilir. Eskisi gibi hekim sıkıntısının yaşanmadığı ve birçok uzmanın piyasaya çıktığı günümüzde diğer meslektaşlardan ayrılmak için ya da akademik açıdan daha derinlere inmek için ya da tamamen merak nedeniyle doktora yapmak isteyen birçok hekim olacaktır ve olmalıdır da.

Hekimler, gerek primer dallarına uygun ve primer dallarını tamamlayıcı gerek de primer alanlarından bağımsız olarak tamamen merak ve ilgilerine göre ek olarak doktora da yapabilirler. Bunlara biraz değinelim:

Primer Dala Uygun Doktoralar

Primer dalı desteklemek ve mesleki açıdan laboratuvar düzeyine inmek açısından doktora sahibi olmak çok önemlidir. Hekimlerin akademik yaşamlarını daha derinlere indirmeleri için, diğer meslektaşlarından ayrılmaları için bazı doktoralar bire birdir. Örneğin;
- Bir romatolog, immünoloji doktorası
- Bir onkolog, moeküler biyoloji ve genetik doktorası
- Bir infeksiyon hastalıkları uzmanı, mikrobiyoloji doktorası
- Bir infeksiyon hastalıkları uzmanı, immünoloji doktorası
- Ülseratif kolit gibi bir immün sistem hastalığıyla ilgilenen bir gastroenterolog, yine immünoloji doktorası
- İn vitro fertilizasyon ile ilgilenen kadın doğum uzmanları, histoloji ve embriyoloji doktorası
- Halk sağlığı ile ilgilenen göğüs hastalıkları uzmanları ya da birçok diğer uzman, halk sağlığı doktorası
- Halk sağlığı uzmanları ve doktoralıları, sağlık yönetimi doktorası
- Bir patolog, moleküler biyoloji ve genetik doktorası
- Bir patolog, histoloji ve embriyoloji doktorası
- Bir nörolog ya da psikiyatr, nörobilimler doktorası ya da nörobilimler direkt olarak yoksa fizyoloji doktorası yapabilir.
Ve uzatabileceğimiz birçok uzmanlık/doktora kombinasyonu yapılabilir.

Yapılabilir yapılmasına ama tüm bu çabalar sizin akademik derinleşmenize ve mesleki tatmininize etki eder. Bunun ötesinde bir şey beklemek hayal olmasa da muhal olur. Onu da şuradan anlıyoruz ki: Amerika'da patoloji ihtisası yapmış, üzerine de "histoloji ve embriyoloji" ve "moleküler biyoloji ve genetik" doktoraları yapmış bir Türk bilim adamı, milli duyguları nedeniyle Türkiye'ye dönmeye karar verir. Türkiye'ye geldiğinde üniversiteler çok kalifiye olduğu için (diğer hocalar bu akademik kariyerin altında ezileceklerinden) kendisini istemez, isteyen ve istemeyen üniversitelerde de zaten istediği laboratuvar ve araştırma imkanlarını bulamaz. Devlet ise kendisine uzun bir denklik süreci ve yoğun evrak derdi çekmesi karşılığında basit bir devlet hastanesinde patoloji uzmanlığı imkanından ötesini sunmaz. Böyle kalifiye ve milletimizden olan bir insan Türkiye'de tutunamaz ve geri Amerika'ya döner. Bugün vatandaşı dahi olmayanları, sadece diploması ve dil bilmesi şartları dışında başka hiçbir şart koşmadan sorgusuz sualsiz ülkeye kazandıranlara! duyrulur.

Primer Dal Haricinde Yüksek Lisans ve Doktora İmkanları

Bir hekim primer dalı ne olursa olsun yanında istediği bir doktorayı yapabilir. Örneğin bir hekim, tıp tarihine, tıp etiğine ve deontolojiye ilgi duyuyor olabilir. Diğer yandan da bu dalı primer dalı olarak yapmak istemiyor da olabilir. Bir yandan primer dalı ile meşgul olurken diğer yandan da tıp tarihi ve deontoloji dalında doktora yapabilir ya da doktora haricinde de çalışmalarda bulunabilir. Herkes, ilgisine yönelik, istediği bir doktora seçip yoluna devam edebilir.

Bir de tıp harici yüksek lisans ve doktoralar var. Özellikle sağlık alanında yönetici olmak isteyen hekimler işletme yüksek lisansı (MBA), sağlık yönetimi yüksek lisans ve doktora programlarından istifade edebilirler. Sağlık yönetimi mevzusu açılmışken şunu da söylemek lazım ki. Hekimler muhakkak içlerinden yönetici çıkartmalıdırlar. Yoksa yakın zamanda başımıza tıptan anlamayan işletme mezunları getirilebilir. Bundan dolayı "yönetim" alanına ilgi duyanlar işletme ya da daha spesifik olarak sağlık yönetimi alanında yüksek lisans ve doktora imkanlarını değerlendirebilirler. Sağlık yönetiminde yüksek lisans da yapabilirler, 6 yıllık bir okul mezunu oldukları için direkt olarak doktora programına da başlayabilirler (İstanbul Üniversitesi'nden Prof. Dr. Haydar SUR ile görüştüğümde tıp mezunlarını direkt olarak doktoradan başlatabildiklerini söylemişti, yani bu iş biraz da anabilim dalının inisiyatifine kalmış durumda).

Onun yanında isteyenler tarih, psikoloji, felsefe gibi ilgi duydukları paramedikal alanlarda da formasyon kazanabilirler.

Yani akademi ve eğitim derya deniz. İsteyenler istediklerini aramak suretiyle bulacaklardır.

16 Temmuz 2012 Pazartesi

ÖYP Temmuz 2012 Alımları


Bugün 2012 ÖYP kadroları açıklanmış bulunuyor. 12 üniversiteden toplam 41 çeşit kadro ve toplamda 61 adet kadro bulunmakta. Tıp fakültesi mezunu olup doktora yapmak isteyen bizleri ilgilendirmesi muhtemel bölümleri çıkarttım. Üniversite, bulunduğu il, ilgili anabilim dalı, açılan kadro sayısı ve adaylarda aranan şartlar şöyle;


ÜNİVERSİTE ŞEHİR BÖLÜM KADRO SAYISI ŞARTLAR
ADNAN MENDERES AYDIN ANATOMİ 1 Tıp Fakültesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Eczacılık Fakültesi veya Veteriner Fakültesi mezunu olmak ve Anatomi alanında Yüksek Lisans yapmış olmak
ADNAN MENDERES AYDIN FİZYOLOJİ 1 Tıp Fakültesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Eczacılık Fakültesi, Veteriner Fakültesi veya Biyoloji Bölümü mezunu olmak
AFYON KOCATEPE AFYON ANATOMİ 1 Tıp Fakültesi mezunu olmak
AFYON KOCATEPE AFYON FİZYOLOJİ 1 Tıp Fakültesi mezunu olmak
DOKUZ EYLÜL İZMİR TEMEL ONKOLOJİ 2 Tıp Fakültesi mezunu olup, Temel Onkolojide Yüksek Lisans yapmış olmak
ERCİYES KAYSERİ FİZYOLOJİ 1 FİZYOLOJİ ABD YÜKSEK LİSANS YAPMIŞ VEYA YAPIYOR OLMAK
ERCİYES KAYSERİ TIBBİ BİYOLOJİ 1 TIP FAKÜLTESİ MEZUNU VEYA FAKÜLTELERİN BİYOLOJİ BÖLÜMÜ LİSANS MEZUNU OLMAK
ERCİYES KAYSERİ ANATOMİ 1 ANATOMİ ABD YÜKSEK LİSANS YAPMIŞ VEYA YAPIYOR OLMAK
GAZİ ANKARA ANATOMİ 2 Anatomi alanında yüksek lisans yapmış olmak
GAZİ ANKARA HİSTOEMBRİYO 2 Histoloji-Embriyoloji alanında yüksek lisans yapmış olmak
GAZİANTEP GAZİANTEP ANATOMİ 2 Anatomi Anabilim Dalı için; Sağlık Bilimleri Fakültesi veya Biyoloji bölümü lisans Mezunu Olmak
GAZİANTEP GAZİANTEP BİYOKİMYA 2 Biyokimya Anabilim Dalı için;Fakültelerin Kimya Müh.Kimya, Biyokimya,Tıbbi Biyolojik Bilimler Bölümleri ile Tıp, Diş Hekimliği, Eczacılık veya Veteriner Fakültelerinin birinden lisans mezunu olmak
GAZİANTEP GAZİANTEP FARMAKOLOJİ 2 Farmakoloji Anabilim Dalı için; Fakültelerin Kimya Mühendisliği, Kimya Bölümleri ile Tıp, Diş Hekimliği, Eczacılık veya Veteriner Fakültelerinin birinden lisans mezunu olmak
GAZİANTEP GAZİANTEP FİZYOLOJİ 2 Fizyoloji Anabilim Dalı için; Biyoloji Lisans mezunu olmak
GAZİANTEP GAZİANTEP MİKROBİYOLOJİ 2 Mikrobiyoloji Anabilim Dalı için; Tıp Fakültesi Mezunu Olmak
GAZİANTEP GAZİANTEP TIBBİ BİYOLOJİ 2 Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı için; Tıp, Veteriner,Diş Hekimliği, Eczacılık Fakültesi, Biyoloji, Kimya, Genetik ve Biyolojik Bilimler lisans mezunu olmak
HACETTEPE ANKARA ANATOMİ 3 Tıp Fakültesi mezunu olmak(hekim)
HACETTEPE ANKARA BİYOİSTATİSTİK 1 Tıp Fakültesi mezunu olmak(hekim)
HACETTEPE ANKARA FARMAKOLOJİ 4 Tıp Fakültesi mezunu olmak(hekim)
HACETTEPE ANKARA FİZYOLOJİ 3 Tıp Fakültesi mezunu olmak(hekim)
HACETTEPE ANKARA HALK SAĞLIĞI 2 Tıp Fakültesi mezunu olmak(hekim)
HACETTEPE ANKARA HİSTOEMBRİYO 2 Tıp Fakültesi mezunu olmak(hekim)
HACETTEPE ANKARA MİKROBİYOLOJİ 2 Tıp Fakültesi mezunu olmak(hekim)
HACETTEPE ANKARA DEONTOLOJİ VE TIP TARİHİ 1 Tıp Fakültesi mezunu olmak(hekim)
KAFKAS KARS ANATOMİ 1 Tıp Fakültesi (Hekim) veya Veteriner Fakültesi mezunu olmak
KAFKAS KARS BİYOKİMYA 1 Tıp Fakültesi (Hekim) veya Veteriner Fakültesi mezunu olmak
KAFKAS KARS FİZYOLOJİ 1 Tıp Fakültesi (Hekim) veya Veteriner Fakültesi mezunu olmak
KAFKAS KARS HİSTOEMBRİYO 1 Tıp Fakültesi (Hekim) veya Veteriner Fakültesi mezunu olmak
KAFKAS KARS İMMÜNOLOJİ 1 Tıp Fakültesi (Hekim) veya Veteriner Fakültesi mezunu olmak
KAFKAS KARS MİKROBİYOLOJİ 1 Tıp Fakültesi (Hekim) veya Veteriner Fakültesi mezunu olmak
MARMARA İSTANBUL BİYOFİZİK 1 Tıp Fakültesi lisans mezunu olmak
MARMARA İSTANBUL BİYOİSTATİSTİK 1 Tıp Fakültesi lisans mezunu olmak
MARMARA İSTANBUL BİYOKİMYA 1 Tıp Fakültesi lisans mezunu olmak
MUSTAFA KEMAL HATAY BİYOFİZİK 1 Tıp Fakültesi lisans mezunu olmak (hekim)
MUSTAFA KEMAL HATAY DEONTOLOJİ VE TIP TARİHİ 1 Tıp Fakültesi lisans mezunu olmak (hekim)
ONDOKUZ MAYIS SAMSUN ANATOMİ 1 Tıp Fakültesi mezunu olmak
ONDOKUZ MAYIS SAMSUN FARMAKOLOJİ 1 Tıp Fakültesi mezunu olmak
SÜLEYMAN DEMİREL ISPARTA ANATOMİ 1 Tıp Fakültesi mezunu olmak.(hekim)
SÜLEYMAN DEMİREL ISPARTA BİYOKİMYA 1 Tıp Fakültesi mezunu olmak.(hekim)
SÜLEYMAN DEMİREL ISPARTA FİZYOLOJİ 1 Tıp Fakültesi mezunu olmak.(hekim)
SÜLEYMAN DEMİREL ISPARTA HALK SAĞLIĞI 2 Tıp Fakültesi mezunu olmak.(hekim)

- Kadroların arasında, önceki senelerden farklı olarak, tıp fakültesi öğrencisi istemeyen ve çeşitli dallarda yüksek lisans yapmış ya da yapıyor olmak gibi şartlar arayan bölümler de var. Herhalde bu bölümler ya ekserisi tıp harici hocalardan oluşan ve aralarında tıp doktoru istemeyen bölümler ya da tıp doktorlarının ilgisizliğinden dolayı artık umudunu kesmiş dallar. Bence iki durumda da şartlar arasına "tıp fakültesi mezunu olmak" konmaması büyük haksızlık ve mantıksızlık. Çünkü tıp fakültesi öğrencilerine öncelikle tıp fakültesi mezunları hoca olmalıdır. Malesef ki önceki senelere göre bu sene, tıp fakültesi mezunlarını istemeyen bölüm sayısı baya fazla. Bu kontenjanları göresiniz diye bunları listeye yine de ekledim.

- Şu an halk sağlığı doktorası yapmakta iken ÖYP kapsamında Hacettepe'de ve Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi'nde halk sağlığı doktora programı açılması beni çok sevindirdi.

- Olası durumlarda buradan da haberleşebiliriz tercihler hususunda. Herkese iyi tercihler.

6 Temmuz 2012 Cuma

5 Temmuz 2012 Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına (ÖYP) İlişkin Usul ve Esaslar


5 Temmuz 2012 tarihinde ÖYP programının yeni usul ve esasları yayınlandı (http://www.yok.gov.tr/content/view/1235/). Mevcut programlarda yerleşmiş olanlar ve gelecekte yerleşmeyi bekleyenler gelişmeleri yakından takip ediyorlardı. Zira ne olacağı pek belli değildi.

YÖK, ÖYP'na değer verdiğini söyledi bugünlerde. Daha öncesinde de bu ÖYP alım döneminde yaklaşık 4.000 akademisyen adayı alınacağı çıtlatılmıştı. Bu bulgulardan çıkartabiliriz ki ÖYP açısından bazı iyileştirmeler ve gelişmeler var. Tabi şu zamana kadar programın mağduru olmuş birçok araştırma görevlisi de var. Yeni bir uygulamanın geçiş dönemi yaşanmakta en nihayetinde. Program açısından da "yürürlüğe koy, hatalı kısmı düzelt" taktiği uygulandığı için maselef kervan da yolda düzülüyor. Ama görünen o ki 2008 yılından beridir her sene bir şeyler düzeliyor. Yani ÖYP, yarar zarar dengesinde daha zarar kısmı ağır basmış değil.

Yeni usul ve esaslarla beraber bir ana noktalara göz atalım isterseniz:

- "h) ÖYP Puanı: Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına araştırma görevlisi olarak atanmak üzere başvuran adayların ya da program gereğince bir ÖYP yükseköğretim kurumuna lisansüstü eğitim‐öğretim görmek amacıyla başvuran ÖYP araştırma görevlilerinin lisans genel not ortalamasının %25’i ile Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavında (ALES) ilgili alanda alınan puanın%60’ı ve varsa yabancı dil puanının %15’i alınarak hesaplanan ve en son girilen ALES ve Yabancı Dil Sınav sonuçlarına göre güncellenebilen puanı"

Önceki uygulamada ALES %50, mezuniyet ortalaması %35, yabancı dil varsa eğer %15 etkiliydi. Bu esaslarda ÖYP puanının hesaplanmasında ALES puanının etkinliği artmış, mezuniyet ortalamasının etkinliği azalmış oldu.

- "MADDE 5 (2) İlan edilen kadrolara yerleştirilen adayların beyanlarının doğruluğunun kontrolü ilgili yükseköğretim kurumunca yapılır. ÖYP araştırma görevlilerinin atanmaları 2547 sayılı Kanun’un 33. maddesi uyarınca;  Yabancı dil puanı 50’nin altında olanlar için bir yıl, yabancı dil puanı 50-64 puan olanlar için ise iki yıl süreyle yapılırYanlış beyanda bulunduğu halde ataması yapılan araştırma görevlileriyle ilgili tüm cezai ve hukuki sorumluluk atamayı yapan yükseköğretim kurumu yetkililerine aittir."

Biliyorsunuz ki ÖYP kadrolarına yerleşirken dil puanı zorunluluğu aranmıyordu. Yeni kurallara göre de aranmayacak. Lakin dil puanı 50'nin altında olanlar 1 sene içerisinde 50 puanı, 50-65 arasında olanlar ise 2 sene içerisinde 65 puanı geçmek durumundalar. İşte geçip geçilmediğinin takibi YÖK tarafından yapılacak.

- "MADDE 5 – (3) ÖYP kapsamında araştırma görevlisi kadrosuna atanmaya hak kazandığı halde göreve başlamayanlar, göreve başladıktan sonra istifa edenler, kendilerine avantaj sağlamak amacıyla yanlış beyan vererek ataması yapılmayanlar ile halen ÖYP araştırma görevlisi kadrosunda bulunanların yeniden ÖYP araştırma görevlisi kadrolarına başvurmaları halinde ÖYP puanları 1 yıl süreyle % 10 oranında düşürülür."

Önceki dönemlerde zaten ÖYP kontenjanında olanlar ve kazanıp gitmeyenlerin puanı %3 düşürülüyordu. Yeni kurallarca %10'a çıkmış oldu. Böylece herkesin isabetli tercih yapma ihtimali artacaktır.

- "MADDE 6 — (1) Yabancı dil puanı 65’in altında olan ÖYP araştırma görevlileri ÖYP puanları ve tercihleri esas alınarak merkezi yerleştirme sistemi ile Yükseköğretim Kurulunun belirlediği yurtiçindeki yükseköğretim kurumlarına altı ay süreyle dil eğitimi almak üzere yerleştirilir."

"MADDE 6 — (4) Yurtiçindeki altı aylık yabancı dil eğitimini tamamlayan ÖYP araştırma görevlileri, kadrolarının bulunduğu yükseköğretim kurumlarına dönerler. Ancak ÖYP araştırma görevlisi olarak atandığı tarihten itibaren; yabancı dil puanı halen 50’nin altında olan araştırma görevlilerinin bir yılın sonunda, yabancı dil puanı 65’in altında olan araştırma görevlilerinin ise iki yılın sonunda kadroları ile ilişikleri kesilir."

"MADDE 6 — (5) Yabancı Dil Sınav Sonucu 65 ve üzeri puan olan ÖYP araştırma görevlileri, istekleri halinde yabancı dil eğitimi için en fazla altı ay süreyle yurtdışına gönderilir. Araştırma görevlilerinin yurt dışında dil eğitimi almalarına ilişkin şartlar YÖK Yürütme Kurulunca belirlenir."

ÖYP kapsamında dil puanı 65'in üstünde olanlar zaten yurtdışında dil eğitim hakkını kazanıyorlar. Dil puanı 65'in altında olanlar ise yurtiçinde YÖK'ün ayarladığı bir üniversitede en fazla 6 aylık bir ingilizce kursunu hakediyorlar. Puanı 50'nin altında olanlar 1 sene içerisinde 50 dil puanı üstünü, dil puanı 50-65 arası olanlar 2 sene içerisinde 65 ve üstü dil puanını yakalamak durumundalar. Yoksa programla alakaları kesiliyor.

Sonuç 

ÖYP kuralları ve esasları belli olmuş oldu. Artık sıra kontenjanların belli olmasında. Denilene göre 4.000 gibi güzel bir sayı bekleniyor. Umarım ki herkes istediği yere yerleşir önümüzdeki dönemde.