26 Aralık 2014 Cuma

ÖYP Aralık 2014 Alımları

Sevgili tıp doktorları. Hepinize merhaba.

Yeni bir ÖYP alım süreci ile karşınızdayız. Temmuz ayından sonra geçen seneki gibi bir Ekim alımı olur mu dedik ama olmadı, nasip şimdiyeymiş.

Bugün itibari ile ÖYP alımları başladı. Kadrolar açıklandı. Tercihler 30 Aralık ile 5 Ocak arasında yapılacak.

Tıp kadroları itibariyle bu alımda 141 tane kadro var. Genel olarak anatomi, fizyoloji, histoloji, biyofizik ve biyoistatistik kadroları var. Bu alımlarda biyokimya kadrosu çok açılmış.

Artık herkese iyi tercihler diliyorum. Kadrolar aşağıdaki gibidir.

ÜNİVERSİTE
BÖLÜM
KADRO SAYISI
Abant İzzet Baysal
Histoloji ve Embriyoloji
1
Abant İzzet Baysal
Tıbbi Biyoloji
1
Abant İzzet Baysal
Biyoistatistik ve Tıp Bilişimi
1
Abant İzzet Baysal
Biyokimya
1
Abant İzzet Baysal
Anatomi
1
Adıyaman
Biyokimya
1
Adnan Menderes
Biyokimya
2
Adnan Menderes
Fizyoloji
2
Adnan Menderes
Biyofizik
2
Akdeniz
Histoloji ve Embriyoloji
1
Ankara
Biyofizik
1
Ankara
Biyoistatistik
2
Ankara
Deontoloji
1
Balıkesir
Biyokimya
2
Bozok
Biyokimya
1
Bozok
Biyofizik
1
Bozok
Anatomi
1
Bülent Ecevit
Histoloji ve Embriyoloji
1
Bülent Ecevit
Biyofizik
1
Celal Bayar
Fizyoloji
2
Celal Bayar
Anatomi
2
Celal Bayar
Histoloji ve Embriyoloji
1
Celal Bayar
Biyoistatistik
1
Cumhuriyet
Biyoistatistik
1
Cumhuriyet
Fizyoloji
1
Cumhuriyet
Tıbbi Biyoloji
1
Cumhuriyet
Biyofizik
1
Cumhuriyet
Anatomi
1
Çanakkale 18 Mart
Biyokimya
1
Çanakkale 18 Mart
Histoloji ve Embriyoloji
1
Çanakkale 18 Mart
Fizyoloji
1
Çanakkale 18 Mart
Anatomi
1
Çukurova
Fizyoloji
2
Dicle
Histoloji ve Embriyoloji
1
Dicle
Fizyoloji
1
Dicle
Anatomi
2
Dumlupınar
Anatomi
1
Dumlupınar
Biyokimya
1
Düzce
Tıbbi Biyoloji
1
Erciyes
Anatomi
1
Erzincan
Histoloji ve Embriyoloji
2
Erzincan
Anatomi
2
Osmangazi
Fizyoloji
1
Osmangazi
Anatomi
1
Fırat
Biyoistatistik
1
Fırat
Biyofizik
1
Gaziantep
Fizyoloji
1
Gaziantep
Anatomi
1
Giresun
Biyokimya
1
Giresun
Biyofizik
1
Giresun
Anatomi
2
Harran
Biyoistatistik
1
Harran
Anatomi
1
İnönü
Anatomi
2
Medeniyet
Biyoistatistik ve Tıp Bilişimi
2
Medeniyet
Biyofizik
2
Medeniyet
Histoloji ve Embriyoloji
2
Katip Çelebi
Anatomi
2
Katip Çelebi
Biyoistatistik ve Tıp Bilişimi
2
Katip Çelebi
Biyokimya
2
Katip Çelebi
Fizyoloji
2
Kafkas
Biyofizik
1
Sütçü İmam
Biyoistatistik
1
Sütçü İmam
Biyokimya
1
Sütçü İmam
Biyofizik
1
Sütçü İmam
Fizyoloji
1
Sütçü İmam
Anatomi
2
Karabük
Histoloji ve Embriyoloji
1
Karabük
Fizyoloji
1
Karabük
Anatomi
1
Karadeniz Teknik
Tıbbi Biyoloji
1
Karadeniz Teknik
Fizyoloji
1
Karadeniz Teknik
Anatomi
1
Kırıkkale
Anatomi
1
Kırıkkale
Histoloji ve Embriyoloji
1
Kırıkkale
Biyofizik
1
Kocaeli
Histoloji ve Embriyoloji
1
Kocaeli
Fizyoloji
1
Kocaeli
Anatomi
1
Kocaeli
Biyoistatistik ve Tıp Bilişimi
1
Mersin
Tıbbi Biyoloji ve Genetik
1
Mustafa Kemal
Histoloji ve Embriyoloji
2
Mustafa Kemal
Anatomi
2
Mustafa Kemal
Biyoistatistik ve Tıp Bilişimi
2
Necmettin Erbakan
Tıbbi Mikrobiyoloji
1
Necmettin Erbakan
Biyofizik
1
Ondokuz Mayıs
Biyofizik
2
Ondokuz Mayıs
Biyoistatistik ve Tıp Bilişimi
1
Ondokuz Mayıs
Tıbbi Biyoloji
1
Ordu
Histoloji ve Embriyoloji
1
Ordu
Fizyoloji
1
Ordu
Anatomi
1
Pamukkale
Anatomi
1
Pamukkale
Fizyoloji
1
Pamukkale
Biyoistatistik
1
Sakarya
Anatomi
2
Süleyman Demirel
Histoloji ve Embriyoloji
1
Süleyman Demirel
Tıbbi Biyoloji
1
Süleyman Demirel
Biyofizik
1
Trakya
Biyokimya
1
Trakya
Tıbbi Biyokimya
2
Uludağ
Histoloji ve Embriyoloji
1
Uludağ
Anatomi
1
Uludağ
Biyofizik
1
Yıldırım Beyazıt
Biyofizik
3
Yıldırım Beyazıt
Fizyoloji
2
Yüzüncü Yıl
Biyofizik
2
Yüzüncü Yıl
Tıbbi Biyoloji
3

15 Temmuz 2014 Salı

ÖYP Tercihi Yapmanın Püf Noktaları

Temel bilimler düşünen tıp doktorları için Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı, kısa adıyla ÖYP güzel bir
yoldur. Bu açıdan nasıl tercih yapacağımız hususu ön plana çıkmaktadır. Bu yazıda ÖYP tercihi yapmanın püf noktalarından bahsedeceğim.

Bu yazıya başlamadan önce giriş mahiyetinde şu yazıları okuyun:
- http://mdphdturkiye.blogspot.com.tr/2012/12/ogretim-uyesi-yetistirme-program-oyp.html
- http://mdphdturkiye.blogspot.com.tr/2013/12/tp-doktorlarna-oyp-basvurularnda-10.html
- http://mdphdturkiye.blogspot.com.tr/2013/12/16-aralk-2013-ogretim-uyesi-yetistirme.html

1- ÖYP ile yerleşmenin bazı asgari ön şartları vardır. Bunlara göre kendinizi kıyaslayın. Bunlar sözde yoksa başvuramazsınız:

  • 35 yaşını doldurmamış olmak
  • Araştırma görevlisi olmak için herhangi bir sağlık problemi olmamak
  • ALES'ten son üç yıl içerisinde en az 70 puan almış olmak
Genel şartlar:
http://www.yok.gov.tr/documents/10279/34559/GenelSartlar140714.pdf/5ab9ac0b-8a74-4c45-8b74-57d3c302e3a7


2- Eğer ÖYP ile yerleşmenize herhangi bir engel yoksa öncelikle yerleşmek istediğiniz bölümlere kadar verin. İlginizi biyokimya, mikrobiyoloji ya da tıp tarihi ve etik ya da anatomi çekiyor olabilir. İlginizi çeken, yerleşseniz seveceğiniz temel bilimler bölümlerine karar verin. Puanlar açısından bakarsak biyokimya ve mikrobiyoloji yüksek puanla; anatomi, histoloji, biyofizik, tıbbi biyoloji daha düşük puanla araştırma görevlisi almaktadır.

3- Yerleşmek ve yaşamak istediğiniz şehre ve üniversiteye karar verin. Unutmayın, ÖYP ile yerleştiğiniz üniversitede kalma şansınız büyüktür, olursa mecburi hizmetiniz de yerleşeceğiniz üniversite olur. Bundan dolayı tercih ettiğiniz şehir ve üniversite önemlidir. Yaşayabileceğiniz, gidebileceğiniz bir üniversite seçin.
Üniversite seçimi yaparken seçeceğiniz bölümün doktorla verip vermediğini araştırın. Eğer bölümünüz doktora veriyorsa, seçtiğiniz şehirde ve üniversitede doktoranıza başlarsınız ve doktoranızı bitirdikten sonra mecburi hizmetiniz olmaz. Yok, seçeceğiniz üniversitenin ilgili bölümü doktora veremiyorsa sizi başka bir üniversiteye doktora yapmaya gönderecektir. O zaman yeniden yollara düşersiniz. Bu noktada karar sizin. En azından bölümün doktora verip vermediğini öğrenin ve ona göre tercih yapın.

4- İmkanınız varsa düşündüğünüz üniversiteye atlayıp gidin. En kötü telefonla birileriyle görüşün. Bölümle alakalı bilgi almaya çalışın. Lakin, aldığınız bilgilere karşı şüpheci olun. Açılan kadro birisine özel açılmış olabilir. Ya da açıldıktan sonra birisini oraya almaya çalışabilirler. Size de bölümle alakalı yanlış bilgi verebilirler. Bu konu biraz karmaşıktır.
Bazı bölümlerdeki ÖYP kontenjanları bölümlerin isteği haricinde açılmaktadır. Bu yerlerde sizin asistan olarak gelmeniz hocalar açısından sıkıntı yaratabilir. Bu da size sıkıntı çıkarmalarına neden olur. En azından bunları bilerek tercih yapın.
Biyokimya, mikrobiyoloji gibi aynı zamanda TUS ile girenlerin de bulunduğu bölümlerde sizlerin ÖYP ile TUS'a göre kısmen rahat olarak girmeniz TUS ile giren asistanları rahatsız edebiliyor. Ondan dolayı size karşı sıkıntı çıkartabilirler. Bunu da araştırın ve böyle bir durum varsa bilerek, hazırlıklı olarak gidin (bu konuda ÖYP ile tıpta uzmanlığın tamamen farklı süreçler olduğunu ve amaçlarının tamamen farklı olduğunu daha önceki yazılarımda ayrıntılı olarak yazdım).

5- Tercihlerinizi mümkün olduğu kadar bilinçli yapın. Gitmeyeceğiniz, başlamayacağınız kadroyu yazmayın. Hem başlamazsanız senelerce cezalı olup tekrar ÖYP tercihi yapamazsınız, hem de yerleşip başlayacak başka bir arkadaşınıza engel olmuş olursunuz.

6- Tercih yaparken kadroların şartlarına dikkat edin. TIP FAKÜLTESİ MEZUNU OLMAK yazan kadrolara başvurabilirsiniz. Bunun haricindeki kadrolara başvurmayın. ÖYP'de yerleştirme beyana dayalıdır. Yani sizin beyanınızla yerleştirme olur. Yanlışlıkla tercih etseniz örneğin İnşaat mühendisliği kadrosuna yerleşebilirsiniz. Bu da yanlış tercih olur ve bir daha ÖYP kadrolarına başvuramazsınız ve başka birisinin bir kontenjana girmesini engellemiş olursunuz.
Örneğin, biyoistatistik kontenjanlarında "tıp fakültesi mezunu olmak" yoksa bizler o kadroya başvuramayız. Başvurup yerleşsek dahi (sistem bilmez, yerleştirir) gidip başlayamayız, cezalı durumuna düşeriz.

7- Tercihlerinizi sıralarken en çok istediğiniz bölümü en üste yazın. Bir alttaki niye gelmedi diye pişman olmayın.

8- Tercih aşamasının hiçbir kısmında eksik veya fazla bilgi vermeyin. Ne ise onu yazın. ALES puanınızı küsüratından dahi fazla ya da eksik yazsanız evrakta sahteciliğe gider iş. Ondan dolayı diploma notunuz, ALES puanınız, dil puanınızı tamı tamına, ne eksik ne fazla yazın.

Etkili bir tercih başarı getirir.

Herkese iyi tercihler dilerim.

Temmuz 2014 ÖYP alımları için:
- http://mdphdturkiye.blogspot.com.tr/2014/07/oyp-temmuz-2014-almlar.html

ÖYP Temmuz 2014 Alımları

Merhaba sevgili tıp doktorları.

Bugün itibariyle 2014 ÖYP alımlarını açmış bulunuyoruz.

Bu dönem toplam 1165 kontenjan açıldı. Bunlardan 27 tanesi biz tıp doktorlarının girebileceği türden (açılan biyoistatistik kadroları tıp doktoru almadığı için onları yazmayacağım).

Temmuz alımları bu sene yapılan ilk alımlar. Aralık ayında bir alım daha olur. Ekim ayında ise alım olup olmayacağı belli olmaz. Olabilir.

Bu dönem az kontenjan açıldı diye üzülmeyin. Geçen sene bu zamanlar olan alımlarda 1 tıp kontenjanı açılmıştı. Geçen sene tıp kadrolarının ekserisi Aralık alımlarında açılmıştı. Belki bu sene de öyle olur. Bakacağız.

Diğer yandan geçen seneler kadar kadro alınma durumu bu senelerde olmayabilir. Çünkü gitgide kadrolar dolmakta. Ondan dolayı ÖYP'ye yerleşmek isteyen tıp doktorlarına ellerini çabuk tutmalarını tavsiye ederim. Ne olur ne olmaz.

Tercihler 21 Temmuz ile 1 Ağustos arasında YÖK sitesinden internet tabanlı olarak yapılacaktır.

Herkese iyi tercihler diliyorum.

Kontenjanlar:
Üniversite - Bölüm - Kontenjan sayısı - Kontenjan şartı

- Adnan Menderes Üniversitesi – Tıbbi Biyokimya – 1 – TIP FAKÜLTESİ MEZUNU OLMAK
- Adnan Menderes Üniversitesi – Parazitoloji – 1 – TIP FAKÜLTESİ MEZUNU OLMAK
- Adnan Menderes Üniversitesi – Biyofizik – 1 – TIP FAKÜLTESİ MEZUNU OLMAK VEYA BİYOFİZİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS YAPMIŞ OLMAK
- Ankara Üniversitesi – Tıbbi Biyoloji – 1 – TIP FAKÜLTESİ MEZUNU OLMAK
- Ankara Üniversitesi – Biyofizik – 1 – TIP FAKÜLTESİ MEZUNU OLMAK VEYA BİYOFİZİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS YAPMIŞ OLMAK
- Ankara Üniversitesi – Fizyoloji – 1 – TIP FAKÜLTESİ MEZUNU OLMAK
- Ankara Üniversitesi – Anatomi – 1 – TIP FAKÜLTESİ MEZUNU OLMAK
- Ankara Üniversitesi – Deontoloji – 1 – TIP FAKÜLTESİ MEZUNU OLMAK
- Çukurova Üniversitesi – Parazitoloji – 1 – TIP FAKÜLTESİ MEZUNU OLMAK
- Çukurova Üniversitesi – Tıbbi Mikrobiyoloji – 1 – TIP FAKÜLTESİ MEZUNU OLMAK
- Çukurova Üniversitesi – Tıbbi Histoloji ve Embriyoloji – 1 – TIP FAKÜLTESİ MEZUNU OLMAK
- Çukurova Üniversitesi – Anatomi – 1 – TIP FAKÜLTESİ MEZUNU OLMAK
- Ege Üniversitesi – Biyokimya – 1 – TIP FAKÜLTESİ MEZUNU OLMAK
- Fırat Üniversitesi – Fizyoloji – 1 – TIP FAKÜLTESİ MEZUNU OLMAK
- Gaziosmanpaşa Üniversitesi – 1 – Fizyoloji – TIP FAKÜLTESİ MEZUNU OLMAK
- İnönü Üniversitesi – Anatomi – 1 – TIP FAKÜLTESİ MEZUNU OLMAK
- İzmir Katip Çelebi Üniversitesi – Histoloji ve Embriyoloji – 1 – TIP FAKÜLTESİ MEZUNU OLMAK
- Kocaeli Üniversitesi – Tıp Tarihi ve Etik – 1 – TIP FAKÜLTESİ MEZUNU OLMAK
- Kocaeli Üniversitesi – Tıbbi Biyoloji – 1 – TIP FAKÜLTESİ MEZUNU OLMAK
- Mustafa Kemal Üniversitesi – Histoloji ve Embriyoloji – 1 – TIP FAKÜLTESİ MEZUNU OLMAK
- Trakya Üniversitesi – Biyofizik – 1 – TIP FAKÜLTESİ MEZUNU OLMAK VEYA BİYOFİZİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS YAPMIŞ OLMAK
- Trakya Üniversitesi – Tıbbi Mikrobiyoloji – 1 – TIP FAKÜLTESİ MEZUNU OLMAK
- Trakya Üniversitesi – Tıbbi Biyokimya – 1 – TIP FAKÜLTESİ MEZUNU OLMAK
- Yıldırım Beyazıt Üniversitesi – Biyofizik – 1 – TIP FAKÜLTESİ MEZUNU OLMAK VEYA BİYOFİZİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS YAPMIŞ OLMAK
- Yıldırım Beyazıt Üniversitesi – Tıbbi Biyoloji  – 1 – TIP FAKÜLTESİ MEZUNU OLMAK

- Yüzüncü Yıl Üniversitesi – Deontoloji ve Tıp Tarihi – 1 – TIP FAKÜLTESİ MEZUNU OLMAK

11 Temmuz 2014 Cuma

TIP DİL / Tıpta Uzmanlık İçin Yabancı Dil

Tıpta Uzmanlık öncesi yabancı dil şartı TUS başladığından itibaren biz tıp doktorlarına özel yapılan bir İngilizce sınavı ile yürümekteydi. Ta ki 2011 Eylül ayına kadar. Girilen bu dil sınavlarının geçerliliği 2 sene yani 4 TUS oluyordu.

2011 yılından sonra TUS ile beraber yapılan İngilizce sınavı kaldırıldı ve biz tıp doktorlarına KPDS ya da ÜDS'den birine girerek 50'den yüksek bir puan almamız istendi. Sonrasında yabancı dil sınavları birleşti ve YDS oldu. TUS için geçerlilik süresi 5 sene olarak belirlendi. Evet, ülkede doçent ve profesörlük için bile YDS için süre sınırlaması yokken, biz tıp doktorlarına süre sınırlaması kondu.

Görüldüğü gibi ülkemiz, yabancı dil politikaları açısından çok hareketli, bence başarısız bir ülke.

Şimdi ise tıp ve diş doktorlarının YDS'de beklenen başarıyı gösterememesi, ülkenin uzman açığı olması nedeniyle tekrardan biz doktorlara yönelik bir yabancı dil sınavına dönüldü. Yeni sınavımızın ismi TIP DİL.

Bu çiçeği burnunda sınavımızı Ankara Üniversitesi TÖMER yapacak. Başvurular 16 Temmuz tarihine kadar devam ediyor. Sınavımız 31 Ağustos tarihinde Ankara'da yapılacak. Sınav merkezi olarak sadece Ankara'nın olması iyi olmamış. Keşke TUS gibi mevcut üç şehirde de yapılabilseymiş. TIP DİL sınavımızın geçerlilik süresi 5 sene olacak. Bu eski dil sınavımızla karşılaştırırsak iyi bir gelişme.

Sınav ücreti 40 lira. 80 soru 150 dakika olacak. Eski dil sınavımıza göre süre açısından gelişme var.

Şunu bilmeniz lazım ki, TIP DİL sınavından alacağınız puan doktora ya da yüksek lisans başvurusunda geçmez. Maaşınıza dil tazminatı olarak da etki etmez. Biliyor ya da tahmin ediyorsunuz da yine de söyleyeyim, dedim.

Dil sınavını geçemeyen doktor arkadaşımız kalmasın diyorum. Herkese yabancı dil açısından başarılar diliyorum.

Daha ayrıntılı bilgi için:
http://www.akademikpersonel.org/anasayfa/tip-dil-sinavi-31-agustosta-yapilacak.html

6 Haziran 2014 Cuma

Tıp Öğrencilerine Akademik Tavsiyeler


Sevgili tıp doktorları ve geleceğin tıp doktorları olacak tıp öğrencileri.

Hepinizin malumudur ki, ağaç yaşken eğiliyor. Halihazırdaki tıp doktorları için bu blogdaki yazılar yararlıdır. Zararın neresinden dönersek ya da nerede kara geçmeyi başarırsak kardır. Diğer yandan elimizde daha kök hücre özelliğinde, her alana yönlenebilecek kapasitedeki tıp öğrencilerimiz var. Bu yazıda daha tıp öğrencisiyken temel bilimlere, doktoraya ya da diğer akademik konulara yönelen ya da aslında bu bölümlerde kendini bulacak tıp öğrencilerine bazı tavsiyelerde bulunacağım.

Bu blogu kurarken, tıp doktorlarına ve tıp öğrencilerine doktora ve akademik konularla alakalı bilgi vermek gayesiyle çıktım. Ana amaçlarımdan bir tanesi de tıp öğrencilerinin popüler kültürün etkisinde kalarak ve popülizmin peşinde koşarak uzmanlığına karar vermelerini önlemek, aslında temel bilimlerde ve akademide kendini bulacak tıp öğrencilerine erken zamanlardan bu duyguyu aşılamak ve çok geç bir zamanda gerçekleri anlamalarına engel olmaktır (burada bu dediklerimi yaşayan tıp doktorları bir "ah" çekeceklerdir, keşke bize de tıp öğrenciliğimizde böyle diyen biri olsaydı, diye).

Tıp alanını gözlemlediğim uzun yıllardan beri TUS ve uzmanlık seçimi konusunda büyük değişimler gördüm. ilk başlarda dahiliye, pediatri gibi ana alanların puanı yüksekti. Çapa dahiliye, Cerrahpaşa pediatri insanların hayallerini süslerdi. Sonraları kardiyoloji, plastik cerrahi, kadın doğum gibi bölümler ön plana çıktı. Şimdi ise radyoloji, FTR, dermatoloji gibi rahat dallar ön planda. Şunu gördüm ki, yıllar önce popüler kültürün etkisiyle kadın doğum alanını ya da dahiliyeyi seçenler bin pişman. İşini severek yapanlar tabi ki, etkilenmemişlerdir. Popüler kültürün etkisiyle kardiyoloji seçenler bugün bin pişman. 4 -5 yıllık kardiyoloji uzmanı iken, af çıktıktan sonra daha önce bıraktığı nükleer tıpa giren insanlar gördüm, 40 küsür yaşında iken bir uzmanlığından sonra adli tıp ya da halk sağlığı uzmanlığına dönenler gördüm. 3 - 5 bölüm dolaştıktan sonra temel bilimleri keşfedeni gördüm. Bu da bende şu görüşü doğurdu: Popüler kültürün etkisinde kalmayacaksın, hangi bölümü seviyorsan o bölüme gideceksin. Neticede gülü seven dikenine katlanır. Tıp öğrencisiyken her dersi ve stajı aldığınızda aktif olun, sanki orada çalışıyormuş gibi davranın ve o bölümü deneyin. Sevdiğiniz, yeteneğinizin olduğu, ömür boyu içiniz rahat olarak yapabileceğiniz alanı seçin.

Sanırsam popüler kültürün etkisinde kalmamız, biraz da biz tıp doktorlarının yarışmacı insanlar olmasından kaynaklanıyor. Daha tıp öğrencisiyken herkesin kendisine hedef olarak koyduğu Siyami Ersek kardiyolojiyi kendisine hedef olarak koyuyor arkadaş. Her yere, TUS kitaplarına Siyami Kardiyo yazıyor. Sonra kazanamadığında üzülüyor, kazansa pişman oluyor. Çünkü popüler kültürün etkisinde kalarak orayı yazıyor. Bölümü ve zorluklarını tanımıyor. Siyami Ersek kardiyodan, Koşuyolu kardiyodan mezun olup pişman çok kardiyolog biliyorum. O zaman:

Popüler kültürün etkisinde kalmayın.
Kendi sevdiğiniz dala yönelin.
Aksine ailenizden ve tıbbiyedeki arkadaşlarınızdan gelen başka seslere (örn. fizyoloji de neeymiş gibi) kulak asmayın.
Unutmayın, dün psikiyatri kazanları psikologlarla karıştırıp "bari doktorluk kazansaydın" diyen halkımız vardı, bugün ise psikiyatri TUS puanı en yüksek bölümler arasındadır.
Unutmayın, dün mikrobiyologları klisinyenler küçümserdi, bugün ise klinisyenler bir dakika durmadan çalışırken, mikrobiyologlar rahat laboratuvarlarında çaylarını yudumlamakta ve daha fazla performans yapmaktadırlar.

Bütün tıp doktorlarını temel bilimlere çelmek gibi bir amacım yok. Biliyorum ki, 100 tıp öğrencisine konuşsam, aralarından 3 - 5 tane temel bilimler düşünen ve isteyen tıp öğrencisi çıkacaktır, çıkmalıdır. Çıkmıyorsa anormaldir, popüler kültürün etkisidir. Bunu kırmamız lazım. Amacım 100 tıp öğrencisinden 100'ünün temel bilimler seçmesi değildir. Hakikaten yeteneği olan, kendisini temel bilimlerde bulacak ve gerçekleştirecek bu tıp öğrencilerini temel bilimlere çelmektir. İşte bu 3 - 5 tıp öğrencisi arasında olan tıp öğrencisi! Sözüm sanadır:

Gel, popüler kültürün peşinde koşma. Gel, içindeki araştırmacı ruhunu ortaya çıkar. Gel, bu alana yönel. Anatomist olup, özel tıp fakültelerinden 20.000 TL maaşla transfer edilenler vardır. Aynı tıp fakültesinde klinisyenlerin çoğu bu kadar almamaktadır. Çünkü klinik bölümlerin kadroları zaten hemen dolmaktadır. Temel bilimler ise boştur. Akademik kariyer imkanları ve olanakları daha fazladır. TUS dershaneleri klinik bilimler hocalarını çok rahat bulmakta, temel bilimler hocası bulmakta zorlanmaktadır. Temel bilimlerde TUS dershanesi hocalığı da yapabilirsin. Bu örnekleri çok para kazanırsın garantisi vermek için değil, para sadece klinik bilimlerde değili kanıtlamak için veriyorum. Bu algıyı yıkın.

Popüler kültürün önünde sürüklenirsen mutsuz olursun. Kendini gerçekleştir, sevdiğin bölüme yönel. İdealist olarak, severek istersen Beyin ve sinir cerrahi yaz ve ilerle. Saygı duyarım. Ama sevdiğin, istediğin bölüme git. Başkasına kulak asma. Popüler kültürün önünde sürüklenirsen gelecekte, uzun zaman sonra aklın başına gelir de pişman olursun, çok vakit kaybettim dersin. Keşke daha önce bu alana dönseydim dersin. Hem gelecekte hangi bölümün popüler olacağı belli olmaz. Dün kardiyolojiydi, ondan önceki gün dahiliye ve pediatri, bugün ise FTR ve derma. Peki yarın? Yarın aynı bölümlerin popüler olacağının garantisi var mı? Mesela bugünlerde adli tıp ve halk sağlığı birçok bölümden daha fazla TUS puanı ile asistan almakta. Dün ise puan olarak geçtiği bölümler adli tıpla ve halk sağlığıyla alay ederlerdi. Anestezinin önceden puanı çok düşüktü, şimdi ise baya yükseldi. Anestezistlerle "50 puanlık adam, niye tavsiyelerine uyayım" diyen klinisyenler biliyorum. Bugün anestezinin puanı bunu diyenlerin puanını geçti.

Gelelim, zaten tıbbı ailesinin isteğiyle yazmış, tıptan her gün nefret eden, tıptan bir beklentisi olmayanlara. Haklısınız. Kendi isteğiniz dışında buraya itildiniz. Aslında belki de mühendislik istemiştiniz, belki de başka bir alan. Bundan sonra yapacağınız kendinize uygun bir dal varsa ona yönelmeniz. Psikoloji ile ilgilenenler biraz tı dışı olarak psikiyatriye kayabilir. Bakın, bilgisayarla ve mühendislikle ilgili olanlar medikal mühendisliğe ya da tıp bilişimi bölümüne kayabilirler. Alan çok. Yine olmadıysa, bu arkadaşkların tıbbın içindeki daha az travmatik olan FTR, derma gibi bölümler seçmesine bir şey demem.

Diğer yandan sadece para için tıbbiyeyi seçen veya seçtirilen tıp öğrencilerine. Ya bu düzeni kıracaklar ya da onlar zaten para neredeyse orada olacaktır. Salt olarak para kazanmayı düşünenlerin temel bilimlerden çok nasibi yoktur. Herkesin tercihine saygı duyarım. Bu arkadaşların bu düşünceleri değişmezse, bu yazıdan alabilecekleri bir şey yoktur.

Temel Bilimlere ve Doktoraya Yönlenmek İsteyen İçin Akademik Tavsiyeler

Bu kadar yazıdan sonra artık tavsiyelere geçebiliriz. Artık kararınızı verdiniz ya da vereceksiniz.

Gerekli puanlar olarak ALES ve YDS puanlarınızı 5. veya 6. sınıflarda veya daha erken sınıflarda alın. Tıpta ortalama yapmak gereksiz diyenlere aldanmayın. Temel bilimler ve doktora düşünüyorsanız çok gerekli. Mümkün olduğunca ortalamanız iyi olsun.

İlgilendiğiniz bir ya da birden çok temel bilimler alanıyla alakalı okuldaki hocalarınızla görüşün, tanışın. Onlarla projelere ve araştırmalara girin. Laboratuvarda vakit geçirin. Varsa doktora derslerine girin müsait zamanlarınızda (doktoraya resmi olarak başlayamasanız da, derslerine hocalarla konuşup girebilirsiniz). Bunları yapmanız istekli olduğunuzu hocalara gösterecek ve ileride doktoraya kabulde hatta üniversitede kalmanızda faydalı olacaktır. Çünkü temel bilimler hocaları idealist, ilgili öğrencileri severler.

İlgili olduğunuz alanla alakalı kongrelere ve diğer akademik toplantılara katılın. Bildiri yazın. Mümkünse yurt dışında araştırma stajı ayarlayın. Hatta mümkünse doktora için yurt dışına gidin.İmkanınız varsa Türkiye'de durmayın.

Sürekli yeni imkanlar araştırma halinde olun. Benim bilmediğim çok şey var. Sizlere de dolayısıyla aktaramam. Lakin, kendi yolunuzu kendiniz açın. Başkasının açtığı yollara bel bağlamayın. Siz kendinize bir yol açtığınızda başkalarına da yollar açın, yardımcı olun, elinden tutun.

Okurken ERASMUS gibi değişim programlarıyla yurt dışına gidin.

Yazlar çok önemlidir. Yazlarda gönüllü olarak araştırmalara katılın. İlgi duyduğunuz alanla alakalı kurslara gidin.Sertifikalar alın. Örneğin, ilgili iseniz ELISA, elektroforez, Western Blot kursuna gidin ve sertifika alın. Deney Hayvanları Kullanım Sertifikası alın, dursun. Bir hayvan deneyine katılırsanız gerek olur.

Gibi, gibi, gibi,... Yine aklıma gelirse yazarım. Siz de araştırın.

Sonuç

Ben kendi üstüme düşen görevi yaptım. Siz daha tıp öğrencisiyken sizleri uyardım. Gelecekte "dememişti" diyemezsiniz. Tıbbiyeyi aktif okuyun. Her bölümde sanki oranın asistanı gibi çalışın ki, oranın size uygun olup olmadığı, sevip sevmediğinizi değerlendirin. Uzmanlık alanınızı ve temel bilimlerle ilgileniyorsanız sevip sevmediğinizi değerlendirin. Ne kadar erken karar verebilirseniz o kadar iyi. Uzmanlık seçerken uzun seneler kaybetmenize de engel olur böylece.

Elinizden geldiğince araştırın, sevdiğiniz bölümü bulmaya ve bölüme daha tıp öğrencisiyken karar vermeye çalışın. Şu sözü unutmayın:
"Aramakla bulunmaz, ama bulanlar arayanlardır"
Umarım gönlünüzde yatan aslanı bir an önce bulursunuz ve umarım aranızdan 100 tıp öğrencisinde 3 - 5 tanesi idealist olarak temel bilimleri seçer ve mutlu olur. O zaman bu yazı başarıya ulaşmış demektir.

Başarılar.

20 Mayıs 2014 Salı

MD PhD Türkiye İkinci Yıl Kutlu Olsun

Sevgili okurlar. Herkese merhaba.

2011 yılının sonunda çıktığım ve 2012 yılının başında "Tıpta Doktora İmkanlarına Giriş" yazısıyla ilk meyvesini veren bu yolda 2. yılımıza girmiş bulunuyoruz.

Blogumuzun ikinci yılı herkese kutlu olsun.

2011 yılının sonunda doktora sürecine girdiğimde tıpta doktora konusunda ciddi bir bilgi eksikliği olduğunu gördüm. Süreci bilen birkaç kişiden sözlü olarak bilgi alabilmeme rağmen yazılı olarak neredeyse hiçbir şey bulamamıştım. Diğer yandan tıp doktorları arasında da doktoranın ne olduğunu bilenlerin sayısı çok azdı. Tıp doktorlarının temel bilimlerde doktora yapabileceği imkanından haberdar olanların sayısı ise çok çok azdı, neredeyse yoktu. Birçok tıp öğrencisi ve tıp doktoru TUS ve uzmanlıkla alakalı bilgi sahibiyken bilgileri bunun ötesine geçmiyordu.

İşte bu noktada tıp doktorlarımıza tıpta doktora ile alakalı kendim öğrendikçe bildiklerimi aktarmaya karar verdim. Amaçlarım şu şekildeydi, hala da böyle:
- Tıp öğrencilerinin ve tıp doktorlarının temel bilimler ve doktora ile alakalı bilgi birikimini oluşturmak ve arttırmak
- Tıp fakültesinden sonra temel bilimler tercih edenlerin sayısını ve niteliğini arttırmak
- Temel bilimlere çok uygun ve yatkın tıp öğrencilerine temel bilimleri ve imkanlarını tanıtarak popüler klinik bölümlerin peşinde koşmalarını engellemek ve onları temel bilimlere kazandırmak (100 tıp öğrencisi arasında birkaç kişi olsalar bile)
- Temel bilimler tercih edecek olanların tıpta uzmanlık ve doktora arasında bilinçli bir tercih yapmalarına katkıda bulunmak
- Temel bilimler seçmeyip klinisyen olmayı tercih edenlere doktora ile araştırma yönlerini geliştirebileceklerini hatırlatmak
- Türk bilim ve araştırma camiasına yeni ve nitelikli tıp doktorlarının kazandırılması
- Tıpta doktora ve uzaktan yakından bununla alakalı her şeyi ortaya koymak
- Doktora imkanları (ÖYP, cari usül, dışarıdan, yurtdışı,...) ile alakalı tıp doktorlarını bilinçlendirmek
- Temel bilimlerin, araştırmanın, laboratuvarın, doktoranın felsefi altyapısına inerek derinlik kazanmak ve kazandırmak

Bu süreç içerisinde amaçlarıma hizmet edecek yazılar yazmaya çalıştım. Sizlerden gelen sorulara bildiğim kadarıyla cevap vermeye çalıştım. Yoğunluğuma rağmen bunlara zaman ayırmaya çalıştım. Umarım çalışmaya da devam edeceğim.

Bilgiyi kendine saklayarak yükselmeye çalışmak yerine, bilgiyi paylaşarak toplum olarak hep beraber yükselme taraftarıyım. Keşke toplumumuzun her ferdi böyle düşünse.

Diğer yandan blogu okuyan, takip eden ve soru soran okurlara çok teşekkür ederim. Sizlerin geri bildirimleri, ilgisi ve soruları olmasaydı belki de blog bu kadar ileri gitmezdi. Sizlerden gelen ilgi her zaman motivasyon kaynağı oldu. Sizlerden gelen sorular kendimi geliştirmem için bir ateşleyici oldu. Teşekkür ederim.

Yazdığım konularda uzman olduğumu iddia etmiyorum. Sadece bu konularda bildiklerimi, bildiğim kadarıyla sizlere aktarmaya çalışıyorum. Başka bir iddiam yoktur. Yazdıklarımı da bu çerçeveden okuyunuz. Hatalarım olabilir. Yorumlarınıza bu açıdan açığım.

Herkese tekrar teşekkür ederim. Birlikte nice yıllara.

Ülkemiz bilimde, araştırmada, temel bilimlerde en yüksek noktaya gelinceye dek...

Temel Bilimlerde TUS ile Tıpta Uzmanlık, ÖYP ve Ucundan Doktora

Birçok tıp doktoru meslektaşım dahili ve cerrahi bilimlerde olan tek başlılığa alışıktır. Çünkü dahiliye, göğüs hastalıkları, kardiyoloji veya genel cerrahinin uzmanlığı tektir, TUS ile girilir v
e tıpta uzmanlık yapılır. Diğer yandan konu bir de doktorası olan temel bilimlere gelince iş ve kafalar karışmaktadır.

Dahili ve cerrahi tıp dallarında olmayan bir dualizm/ikililik ülkemizde temel tıp bilimlerinde mevcuttur. Bir seçenek Tıpta Uzmanlık (specialist) iken diğer seçenek doktoradır (ÖYP doktoradan farklı bir seçenek değildir, sadece doktorayı daha iyi bir kadro + maaşını olarak araştırma görevlisi pozisyonunda yapmaktır).

Bu yazımda bu dualizmden bahsedeceğim ve ikilemde kalan meslektaşlarıma bir bakış açısı kazandırmaya çalışacağım.

Tıpta Uzmanlık

TUS sınavı sonrası Tıpta Uzmanlık yapmak üzere bir temel bilimler programına girilmesidir. Bu şekilde girenler Tıpta Uzmanlık Yönetmeliği'ne bağlıdırlar. Buna göre çalışırlar. Bu şekilde asistan olan herkes araştırma görevlisidir ve maaşını alır. Bitirdikleri zaman Sağlık Bakanlığı'na mecburi hizmetleri vardır. Sağlık Bakanlığı bunları tanır, laboratuvar açma yetkileri vardır.

Doktora

ALES, okul mezuniyet notu, yabancı dil puanı ve varsa mülakat notları ile girilir. Doktora yani PhD yapmak üzere girerler. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na bağlıdırlar. Doktoraya girenler üniversiteye haftanın belirli günleri gelip giderek de doktora yapabilirler, üniversitenin cari usül ile ya da ÖYP ile araştırma görevlisi olarak da doktora yapabilirler. Araştırma görevlisi olarak ÖYP ile doktora yapılıyorsa üniversite personelisinizdir ve maaşınızı alırsınız. Tam gün olarak üniversitede çalışmak durumundasınızdır. Yani ÖYP'de yapılan da yine doktoradır. ÖYP sadece doktorayı maaş alarak ve tam zamanlı üniversite personeli olarak yapmak isteyenler için güzel bir çözümdür.

Dünyada Tanınılırlık

Öncelikle, dünya uygulamalarına baktığımızda, tüm gelişmiş ülkelerde temel bilimlerin sadece doktora yoluyla uygulandığını biliyoruz. Uzmanlık, sadece eski Sovyetler ekolünde, Afrika'da, Asya'nın bazı yerlerinde vardır. Yani dünyada bu iş doktora ile yürümektedir. Ondan dolayı Tıpta Uzmanlık ve doktoranın birinci farkı doktoranın dünya genelinde daha tanınır ve kabul edilir olduğudur. Temel bilimler alanında uzmanlık veren ülkelerde uzmanlığını alanları sadece kendi ülkesi tanır. Dünya geneli tanınılırlık açısından doktora yapmak daha avantajlıdır. Dünyanın neresine giderseniz gidin, doktora yani PhD bilinir, özellikle MD (tıp doktoru) olmanın üstüne PhD iseniz yani MD/PhD iseniz büyük saygınlığınız olur.

Saha ve Araştırma

Doktora daha akademik ve araştırmaya yönelik bir formasyon iken tıpta uzmanlık daha çok sahaya ve uygulamaya yönelik bir formasyondur. Türkiye'de her ne kadar bu formasyonlar arasındaki bu fark tam olarak olmasa da yurtdışında nettir. Türkiye'de temel bilimler alanında hem tıpta uzmanlık yapmış olanlar hem de doktora yapmış olanlar üniversitede kalabilmektedir. Diğer yandan iki grup da sahada çalışabilmektedir. Lakin, uzmanlık yapmış olanların maddi ve özlük imkanları daha iyidir. Doktora yapmış olanlar uzman pozisyonunda değil, pratisyen titriyle sahada çalışabilmektedir. Türkiye açısından baktığımızda saha açısından tıpta uzmanlığın daha ağır bastığını görmekteyiz.

Özel hastanelerde kaşe yetkisine sahip olmak ve laboratuvar açabilmek için Türkiye'de tıpta uzmanlık yapmış olmak lazımdır. Özellikle biyokimya ve mikrobiyoloji alanlarında böyledir. Doktora yapmış olanlar sahada bu haklara sahip değildir. Doktora yapmış olanlar sadece üniversite gibi akademik bir birimde laboratuvar yönetebilirler.

Diğer yandan çerçeveyi Dünya olarak genişlettiğimizde durum değişmektedir. Gelişmiş ülkelerde doktoraya bir araştırma, bir akademik formasyon olarak bakılır. Üniversitelerdeki pozisyonlara, doktora sonrası araştırmalara doktoralı olanlar önceliklidir. Gelişmiş ülkeler, bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin temel bilimler uzmanlarına sahada çalışmak için ülkelerinin yetiştirdiği kişi olarak bakar ve sizi araştırmacı olarak, akademik bir pozisyonda görmez. İtiraz eden arkadaşlarım olabilir am gerçek böyledir. Bunu bizzat dinlediğim bir örnekle sizle paylaşayım.

Üniversiteden bir Halk Sağlığı hocam, halk sağlığı uzmanıdır ve fakültede doçenttir. Başka bir bölümde uzmanlığa sahip ve doçent olan eşinin halk sağlığı doktorası vardır. İkisi de beraber yurtdışına araştırma yapmaya gitmek üzere üniversitelere başvururlar. Kendisi halk sağlığı doçenti olmasına rağmen, doktora titri olan eşi kabul alır. Sebep de; halk sağlığı uzmanlığının Türkiye'de sahada çalışmak üzere yetiştirilen bir pozisyon olduğunu, doktoranın işe araştırma pozisyonu olduğunu belirtirler. Hacettepe Halk Sağlığı'nın efsane hocalarından Prof. Dr. Zafer ÖZTEK hocanın doktora yapan ve tıpta uzmanlık yapan asistanlar ayrımı ile alakalı sorulan bir soruya verdiği yanıtla noktalayayım: "Uzmanlık saha için, doktora akademi içindir."

Mecburi Hizmet

Tıpta uzmanlıkla ilgili olarak uzmanlık sonrası 2 sene mecburi hizmet kaderinizdir. Bir hastaneye verilip alanınız dışında işler yaparsınız ya da kadrosunda açık bulunan bir üniversitede mecburinizi tamamlarsınız. Bir fizyoloji ya da anatomi uzmanının sahada yapacağı çok bir iş yoktur. Çünkü bu bölümlerin asıl yeri üniversitedir.

Diğer yandan doktora sonrası mecburi hizmete tabi olmazsınız. ÖYP kapsamında mecburi hizmetiniz varsa (ayrıntılı bilgi için ÖYP yazısına bakınız) yerleştiğiniz, baştan kalmayı düşündüğünüz üniversitenizde mecburi hizmetinizi yaparsınız. Sağlık bakanlığı gibi Edirne'den Kars'a durumu yaşamazsınız. Akademik kariyerin devamlılığı için doktora yapmak, özellikle ÖYP ile, daha avantajlıdır.

Maaş

Alınan maaşlar ciddi bir tartışma konusudur. Buna bildiğim kadarıyla açıklık getireyim.

Öncelikle tıpta uzmanlık ile gelen asistanlar da ÖYP ile gelen asistanlar da araştırma görevlisi kadrosundadır. Kadro olarak bir neyse öteki de odur. Ondan dolayı ikisi de araştırma görevlisi maaşı alırlar. Lakin, tıpta uzmanlık yapanlar maaşlarında ek olarak "tıpta uzmanlık ödeneği" alırlar. Bu da yaklaşık 130 - 150 lira gibi bir şeydir. Aradaki birinci fark budur.

İkincisi, iki kadro da döner sermaye alır. Tıp fakültesi kadrosunda olan araştırma görevlileri döner sermaye alırlar. ÖYP olsun, tıpta uzmanlık olsun fark etmez. Yanlız aradaki tek fark, tıpta uzmanlık asistanları ile ÖYP asistanlarının döner sermaya taban katsayılarıdır. Genel olarak bu fark alınan döner sermayeyi etkilemez. Yani iki kadro çeşidi de aynı miktarda döner sermaye alır.

Yani ÖYP asistanları ile tıpta uzmanlık asistanları arasındaki maaş açısından tek fark genel olarak "tıpta uzmanlık ödeneği"dir.

Bundan sonrası taban döner sermaye katsayısı ile alakalı olarak ayrıntı bilgidir. Tıpta uzmanlık asistanlarının tıpta uzmanlık yönetmeliğinden kaynaklanan  taban döner sermaye katsayısı ÖYPli olanlardan daha yüksektir. Genelde bu bir fark yaratmaz. Ama üniversite döner sermaye açısından sıkıntıda ise işte bu noktada fark çıkar. Çalışanlarının döner sermayesini taban katsayıya kadar düşürür. Tıpta uzmanlık kapsamında olanlar belli bir düzeyden aşağı düşmezken, ÖYPli olanların döneri daha fazla düşer. Ama üniversitenin döner sermaye gibi bir sıkıntısı yoksa bu fark anlaşılmaz. Detay bir bilgi.

Özet olarak:
Tıpta uzmanlıkta da ÖYP'de de aşağı yukarı maaşlar 2.700 - 3.000 civarı olur. Tıpta uzmanlık olanlar 150 civarı daha fazla alır. ÖYPli meslektaşlarımız bazı aylar üniversitenin döner sermaye sıkıntısına göre  500 liraya varan kayıplar yaşayabilirler bir ihtimal. Durum budur.

Akademik Gelecek

Akademik gelecek meselesi Türkiye'de çok belirsiz bir meseledir ama eldeki mevcut bilgiler açısından değerlendirmeye çalışalım.

ÖYP ile doktora yapanlar akademik olarak daha avantajlı olacaklardır. Doktora yapmak dünya genelinde de akademik olarak daha avantajlıdır. Diğer yandan tıpta uzmanlık ile temel bilimlerde olanlar ve uzmanlıklarını alanlar da akademik olarak üniversitelerde devam edebilirler. Bunun önünde bir engel yoktur. Sizi kabul edecek bir üniversite bulmanız yeterlidir.

Türkiye'de, tıp fakültelerinde, özellikle temel bilimlerde büyük açıklar vardır. Bundan dolayı hoca olarak üniversitelerde kalmanız diğer uzmanlıklara nazaran daha rahat olacaktır.

TUS ile Temel Bilimlerin Akıbeti

2011 yılında beri Biyokimya, Mikrobiyoloji hariç tıptaki diğer temel bilimler (fizyoloji, histoloji, anatomi, biyofizik,...) TUS ile kadro açmamaktaydı (patoloji cerrahi bilimlerin altındadır, doktorası yoktur. Diğer yandan adli tıp ve halk sağlığı dahili bilimlerin altında olmasına rağmen doktorası vardır). Yakın zamanda fizyoloji, histoloji gibi bölümler TUS ile kontenjan açıp asistan almaya başladılar. Bu kontenjanlar  Sağlık Bakanlığı kontenjanıydı.

Bu kontenjanların açılma hikayesi şöyleymiş. Sağlık Bakanlığı, üniversitelerin fizyoloji, histoloji, farmakoloji gibi anabilim dallarına yazı yazarak asistan ihtiyaçlarının olup olmadığı sormuş. Anabilim dalları da doğal olarak asistan ihtiyaçlarının olduğunu bildirmiş. Sağlık Bakanlığı da bu bölümlere TUS ile Sağlık Bakanlığı kontenjanı vermiş.

Doğal olarak, kontenjan Sağlık Bakanlığı kontenjanı ise Sağlık Bakanlığına bağlı yerlerde bölümün eğitim süresine göre 3 ya da 4 sene mecburi hizmeti olacak demektir. Diğer yandan burada sorulması gereken sorular vardır:
- Sağlık Bakanlığı kendi teşkilatı içerisinde halihazırda ihtiyacı olmadığı bu temel bilimler kontenjanlarını neden açmıştır?
- Uzmanlık kontenjanlarının açılma amacı ülkedeki uzman açığını kapatmak değil de üniversitelerin asistan açığını kapatmak mıdır?
- Mezun olacak bu kadar asistan nerede istihdam edilecektir?
- Sağlık Bakanlığı'nın kendisine bağlı tıp fakültesi açma veya dönüştürme gibi bir amacı mı var ki böyle kontenjanlar açmıştır?
- ÖYP ile alandaki uzman ve öğretim üyesi açığı kapatılma şansı varken niye bir daha kadro açılmıştır?

Gördüğünüz gibi Sağlık Bakanlığı'nın uzun bir aradan sonra açtığı temel bilimler kontenjanlarının geleceği ile alakalı büyük belirsizlikler vardır.

Geçmişte TUS ile açılan temel bilimler kontenjanları tıp doktorlarının mecburi hizmete gitmeden TUS çalışabilmelerine hizmet eden TAMPON kontenjanlar olmuşlardır. Şimdi ise bu kontenjanların Sağlık Bakanlığı kadrosu olarak açılması asistanlığa başlarken sözleşme yapılacağına ve kolayına kimsenin bu kontenjanları TAMPON olarak kullanamayacağına işaret etmektedir. Ama bu kontenjanların ne kadarının dolacağı da meçhuldür. Tampon tercih olarak yazılmalarının önünde geçilmesi iyi bir uygulamadır ama hala bu kontenjanların akıbeti, şu anki durumları meçhuldür.

Sonuç

Temel bilimlerde doktora ve tıpta uzmanlık olmak üzere bir çift başlılık, ikililik vardır. Bu da tıp doktorlarının bu iki kavramı ve konsepti anlamasını zorlaştırmaktadır. Bu yazının amacı bu kavramları ortaya koymak, tıp doktorlarını bilinçlendirmek ve bu ikisi arasında tercih yapacakların bilinçli bir tercih yapmalarını sağlamaktır. Umarım faydalı olmuştur.

Gelecekte, bizzat devlet yetkilileri tarafından bu kavramların iyi açıklanması ve Türkiye'nin geleceğine yönelik tıpta temel bilimler açısından bilinçli planlamalar yapılması ümidiyle...

23 Aralık 2013 Pazartesi

Tıp Doktorlarına ÖYP Başvurularında %10 Eklenmesi Hususu

16 Aralık'ta değişen ÖYP Usul ve Esasları'nda ÖYP puanı ile alakalı Madde 5'te şöyle bir kısım geçmektedir:
"(2) OYP puanının hesaplanmasında lisans not ortalamasının % 25'i, Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitim Giriş Sınavı (ALES) puanının % 60'ı ve varsa yabancı dil sınavı puanının % l5'i dikkate alınır. Bu puan en son girilen ALES ve yabancı dil sınav sonuçlarına gdre güncellenebilir. Adayların mezun oldukları alanlardaki başvurularında söz konusu puanlar arasında 10 puana kadar yüzdelik oranlarını artırmaya veya eksiltmeye ve ÖYP puanını % l0'a kadar artırmaya YÖK Yürütme Kurulu yetkilidir."
 Bu ifade yeni yayınlanan usul ve esaslarda ham olarak geçmekteydi. Ondan dolayı ilk planda kimsenin dikkatini çekmedi. 11.12.2013 tarihindeki bu maddeye dayanarak alınan ve genel şartlar kısmında geçen 11. kararda:
"Söz konusu hüküm uyarınca Temel Tıp Bilimleri Bölümünde ilan edilen kadrolara başvuran Tıp Fakültesi mezunlarının ÖYP puanlarının % 10 oranında artırılması Yürütme Kurulu’nun 11.12.2013 tarihli toplantısında uygun bulunmuştur." 
(http://www.yok.gov.tr/documents/10279/34559/GenelSartlar.pdf/d1768cbc-ce0f-463c-aeda-1cf55bc5aefd)
ifadesi geçmektedir. Yani tıp fakültesi kadrolarına başvuran tıp doktorlarına %10 düzeyinde bir pozitif ayrımcılık uygulanacaktır.

Neden Böyle Bir Düzenleme Olmalıydı?

- Tıp fakültesi, biz tıp doktorlarının fakültesidir. Bundan dolayı bu fakültelerde ÖYP kadrolarına girmeyi öncelikle tıp doktorları hak etmektedir.

- Tıp doktorlarının kendi temel bilimlerimize girmeleri teşvik edilmeliydi, ki bu değişiklik de bunu sağladı.

- Tıp fakültesinde okul ortalaması yapmak, tıp fakültesindeyken ingilizce çalışmak kolay olmadığı için puan olarak tıp fakültesi mezunları geride kalmaktaydı. Bu zorluklar gözetilerek %10 bir pozitif ayrımcılık tıp fakültesi mezunlarının hakkıydı.

- Temel bilimler, tıp fakültesinde "klinik bilimlere hazırlayıcı" bilimler olarak geçtiği için, tıp öğrencilerini klinik bilimlere hazırlayanların da bir klinik bilimler geçmişi olması gerekmektedir ki, tıp öğrencilerini klinik bilimlere hazırlayabilsin. Bundan dolayı biz tıp doktorlarının tıpta temel bilimlerde olmaları elzemdir. Tabi ki, diğer bilimlerden kişiler farklı bakış açıları sunmak açısından tıpta temel bilimlerde bulunmalıdırlar, lakin sayıları ve ehemmiyetleri tıp doktorlarının önüne geçmemelidir. Ayrıca akademisyenlik bir ekmek kapısı olarak değil de, bir idealizm kapısı olmalıdır. Bundan dolayı dışarıda binlerce liralık maaşı teperek tıpta temel bilimler kadrolarını tercih eden tıp doktorlarının önü açılmalı, bu kadroları yazmaları teşvik edilmeliydi.

- Şu an, asistan halimle, her günü tıp öğrencileriyle geçen birisi olarak söyleyebilirim ki; tıp öğrencileri asistan ya da hoca olarak daha çok tıp doktoru istiyorlar. Çünkü tıp doktorları onlara tam olarak mentorluk edebilir, tıp doktorları onlara hekimlik açısından öğrenmesi gerekeni daha salt şekilde verebilir. Ayrıca tıp öğrencileri tıp fakültesine dereceyle giren insanlar oldukları için karşılarında daha çok zamanında derece yapmış, kendileriyle aynı yoldan geçmiş ve kendilerinin geleceği olan insanlar görmek istemektedirler.

Son Söz

Tıp fakültelerinde tıp doktoru harici insangücüne (diş hekimi, veteriner hekim, eczacı, fizyoterapist, işletme, iktisat, sosyoloji, psikoloji, sosyal hizmetler, biyoloji,...) her zaman ihtiyaç vardır, olacaktır da. Bunlar bizlere farklı bir bakış açısı sağlama açısından elzemdir.

Diğer yandan tıp fakültesinde, tıp öğrencilerini klinik bilimlere ve tıp hayatına daha iyi hazırlaması açısında tıp harici meslek gruplarının daha az, tıp doktorlarının daha fazla bulunması lazımdır. Bu açıdan da bu değişiklik yerinde olmuştur, iyi olmuştur.

Artık top tıp doktorlarının bu kadroları yazmasındadır.

İyi tercihler dilerim.